"Mehdi’den Önce Devrimden Sonra İran" kitabının yazarı Muhammed Berdibek, Türkiye'deki bazı tanınmış isimlerin İran'da yaşanan sokak gösterilerine yönelik destek açıklamalarını değerlendirdi. Berdibek, bu desteğin İran'daki gerçekliği doğru okumaktan uzak olduğunu savundu.
İran'da Protestoların Sınıfsal Dinamiği Değişti
Muhammed Berdibek, İran'da kitlesel düzeyde hemen her üç yılda bir büyük protesto dalgaları yaşandığına dikkat çekti. Yazar, geçmişte bu eylemlerin taşıyıcı gücünün genellikle orta sınıf olduğunu belirtti. Ancak günümüzdeki protestolarda önemli bir farklılık olduğunu vurgulayan Berdibek, "Günümüzdeki protestoların taşıyıcıları ise ilk defa alt sınıftan çıktı" dedi. Berdibek, bu hareketlerin bir şekilde içeriden ve dışarıdan büyütülmeye çalışıldığını da sözlerine ekledi.
"Tek Mesele Başörtüsü Sanılıyor" Eleştirisi
Türkiye'deki seküler kesimden gelen desteğin, İran'daki seküler sağduyu ile iç içe geçtiğini ve eylemlerin başarılı olmasının temenni edildiğini ifade eden Berdibek, bu duruma eleştirel bir bakış açısı getirdi. "Gerçekte bunun bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum" diyen yazar, protestoları başarıya götürebilecek bir mekanizmanın yokluğunun herkes tarafından görülebileceğini savundu.
Berdibek, Türkiye'den sanatçıların İran'daki sistemin yıkılmasını istediğini, çünkü krizi fırsata çevirmek istediklerini öne sürdü. "Kadın hakları çok sempatik gelen bir şey" diyerek bu konunun evrensel çekiciliğine işaret eden yazar, Türkiye'deki destekçilerin büyük bir yanılgı içinde olduğunu iddia etti.
Ciddi Bir Yanılsama
Berdibek'in en sert eleştirisi, protestoların sadece başörtüsü ekseninde algılanmasına yönelik oldu. Yazar, "Oradaki kitlenin başörtüsü ekseninde hareket ettiğini, onun dışında İran'da herhangi bir sorunun olmadığını varsayıyorlar. Bu ciddi bir yanılsama" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, İran toplumunun içinde bulunduğu karmaşık sosyal, ekonomik ve siyasi sorunları göz ardı ettiğini ima etti.
Berdibek'in açıklamaları, İran'daki iç dinamiklerin dışarıdan basit bir perspektifle anlaşılamayacağı ve destek söylemlerinin yerel gerçekliklerle örtüşmeyebileceği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirecek nitelikte.