Barış ve Adalet Projesi'nden Çarpıcı Rapor: İngiltere'nin Gazze'deki Rolü UCM'ye Taşındı
İngiltere'de eski İşçi Partisi lideri ve Your Party milletvekili Jeremy Corbyn'in kurduğu "Barış ve Adalet Projesi", aylar süren kapsamlı araştırmalar sonucunda hazırladığı belgeleri kamuoyuna açıkladı. Proje, İngiltere'nin İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırımda ciddi bir rol oynadığını gösteren kanıtları ve raporları Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) resmi olarak sundu.
"İngiltere Soykırıma Ortak Oldu"
Raporun tanıtımında konuşan Corbyn, "Delilleri titizlikle topladık ve 'Gazze Halk Mahkemesi' kurarak yaşananları derinlemesine tartıştık. Yaptığımız incelemeler neticesinde, İngiltere'nin soykırıma açıkça ortak olduğunu tespit ettik" ifadelerini kullandı. Toplam 4 bölüm ve 112 sayfadan oluşan rapor, 29 akademisyen ve gazeteci tarafından hazırlandı. Raporda şu kritik sorulara yanıt arandı:
- Gazze'de tam olarak ne oldu?
- Soykırım sürecinde Britanya'nın rolü neydi?
- Britanya'nın uluslararası yasal sorumlulukları nelerdi ve bunları yerine getirdi mi?
41 Bin Kişinin Ölümü Beklendi
Raporun önsözünde, 13 Temmuz 2024'te İsrail'in, "güvenli bölge" ilan edilen Gazze'nin güneyindeki al-Mawasi kampını bombalayarak 90 kişiyi öldürdüğü hatırlatıldı. Bu olaydan tam 6 hafta sonra İşçi Partisi'nin ilk silah kısıtlamasını getirdiği belirtilirken, bu gecikme süresince 11 bini çocuk olmak üzere toplam 41 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği vurgulandı. Hükümetin ilk kısıtlama açıklamasından sekiz ay önce, Uluslararası Adalet Divanı'nın soykırım yapıldığını tespit ettiği, ancak İngiltere'nin bu uyarıyı görmezden geldiği kaydedildi.
350 Lisandan Sadece 30'una Göstermelik Yasak
Raporda, hükümetin İsrail'e verilen 30 silah ihracat lisansını askıya alması "yalan ve aldatma" olarak nitelendirildi. Bu lisansların, İsrail'e verilen toplam 350 lisansın yalnızca küçük bir kısmını oluşturduğu ve F-35 parçalarının tedarikinin kesintisiz devam ettiği ifade edildi. Her F-35'in yaklaşık yüzde 15'inin İngiltere'de üretildiği, El Mevasi'ye yapılan saldırıda F-35'ten fırlatılan bir tonluk bombaların kullanıldığının raporlandığı belirtilerek, bu durumun soykırımın açıktan ortaklığına kanıt teşkil ettiği öne sürüldü.
Uluslararası Sözleşmeler Açıkça Çiğnendi
İngiltere'nin uluslararası sözleşmelerle soykırıma karşı yasal yükümlülükleri bulunduğu, ancak eylemleri ile bu sözleşmelerin sistematik olarak çiğnendiği vurgulanan raporda, şu adımların atılmadığı belirtildi:
- Soykırım veya insanlığa karşı suçlarda kullanılma riski yüksek silah ve askeri ihracatın derhal askıya alınması,
- İsrail'in yasadışı eylemlerine yardım edebilecek istihbarat paylaşımı, eğitim ve güvenlik iş birliğinin sonlandırılması,
- İnsani yardım desteği sağlama ve kıtlık yaratan politikalara karşı durma,
- UCM, UAD ve ilgili BM özel raportörleri ile tam iş birliği yapılması.
Başbakan Keir Starmer yönetiminin soykırıma kol kanat gerdiği iddia edilen raporda, İngiltere'nin İsrail'in kendini savunma hakkını "kesin desteklediğini" açıkladığı ve Starmer'ın İsrail'in Gazze'ye su ve elektrik kesme hakkını savunduğu kaydedildi.
8 Bin 630 Silah ve Mühimmat Gönderildi
İngiltere'nin Eylül 2024'te, İşçi Partili Dışişleri Bakanı aracılığıyla İsrail'e yapılan silah ihracatını kısmen durdurduğunu, ancak F-35 parçalarını kapsamadığını açıkladığı hatırlatıldı. Raporda, F-35'in kullanımı dolayısıyla gerçekleşen katliamlar da ayrıntılı olarak listelendi. En az 75 İngiliz şirketinin F-35'e parça sağladığı, F-35'lerin Gazze'de normalin üzerinde bir yoğunlukta uçtuğu ve bu nedenle İngiltere'den yedek parça ihtiyacının had safhaya ulaştığı vurgulandı. Eylül 2024'ten sonra ise 8 bin 630 silah ve mühimmatın İsrail'e gönderildiği belirtildi.
Raporlardan Sivil Ölümleri Çıkarıldı
Raporda tanık ifadelerine de geniş yer verildi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı eski yetkilisi Mark Smith, ifadesinde şunları söyledi: "İsrail'in uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiği ve silah ihracatlarının hukuka aykırı olduğu defalarca raporladık, ancak bu raporlar dikkate alınmadı. Görev aldığım dönemde hazırlanan raporlara, sivil ölümlerini küçültmesi ve durumu iyi gösterecek ifadeler eklememiz istendi."
Üslerden İstihbarat Sağlandı
Çalışmada, İngiliz üslerinin kullanımının soykırıma sebebiyet verdiği raporlandı. Buna göre, GKRY'deki RAF Akrotiri ve RAF Brize Norton üsleri, İsrail'e askeri malzeme sevkiyatı ve uçakların yakıt ikmali için aktif olarak kullanıldı. Bu üsler aracılığıyla düzenli istihbarat ve gözetleme uçuşları Gazze üzerinde yapıldı ve toplanan veriler İsrail'e aktarıldı. Araştırmacı John McEvoy, İsrail ordusu subaylarının 2023'ten beri İngiltere'deki prestijli Royal College of Defence Studies'de eğitim aldığı bilgisini paylaştı. 2023 Ekim'den bu yana yüksek rütbeli İsrailli subayların İngiltere'ye davet edildiği ve kendilerine diplomatik dokunulmazlık sağlandığı ifade edildi.
Tüm İş Birlikleri Derhal Sonlandırılmalı
Raporda, İngiltere'nin bu saatten sonra acilen atması gereken adımlar da sıralandı. İsrail ile tüm askeri iş birliğini sonlandırmak, tüm silah ihracatını kısıtlamak, keşif uçuşları ve istihbarat paylaşımını durdurmak ve eğitim, ortak operasyonlar ile güvenlik iş birliği anlaşmalarından çekilmenin İngiltere'nin yükümlülüğü olduğu vurgulandı. İsrail ile ticaret anlaşmasının askıya alınmasının gerekli olduğu kaydedilirken, "Kamu kurumları ve fonların İsrail'in yasa dışı işgaline destek vermesini önlemek ve savaş suçlarından aranan yetkililerin tutuklanmasını sağlamak yasal bir yükümlülüktür" denildi.



