İsrail asıllı Türk vatandaşı olan şarkıcı Linet, Gazze'de yaşanan insanlık dramına ilişkin son derece sert ve net ifadeler kullandı. 18 Ocak 2026 tarihinde İzmir Alsancak'ta bir mekanda sahne alacak olan sanatçı, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, konunun kendisi için çok hassas olduğunu vurguladı.
"Ben Bir İnsanım, Ardından Sanatçıyım"
Linet, yaptığı açıklamada önceliğinin insan olmak olduğunu belirterek, "Her şeyden önce ben bir insanım, ardından sanatçıyım. Gazze'de yaşananlar açık bir insanlık dramıdır" dedi. Sanatçı, bulunduğu konum nedeniyle sık sık yanlış anlaşılmaya maruz kaldığını ifade ederek, bu durumun kendisi için zorlayıcı olduğunu söyledi.
"Ne söylersem yanlış anlaşılabiliyor. Çünkü bulunduğum konum buna çok müsait" diyen Linet, kimliğiyle ilgili net bir çizgi çizdi: "Ben ne İsrail Hükümeti'nin savunucusuyum ne de herhangi bir siyasetin sözcüsüyüm. Ben sadece bir sanatçıyım."
"Zulmün Faili Kim Olursa Olsun, Mağdurun Yanındayım"
Açıklamasının en çarpıcı bölümünde Linet, tarafsız bir insani duruş sergiledi. "Zulmün faili kim olursa olsun, ben her zaman mağdurun yanındayım" şeklinde konuşan sanatçı, Gazze'de olup bitenleri izlerken hissettiklerini ise "Gazze'de yaşananları izlerken kendi adıma utanç duyuyorum" sözleriyle aktardı.
Linet, İsrail Hükümeti'ni doğrudan hedef alarak, "İsrail Hükümeti'nin Gazze halkına uyguladığı bu zulmü en sert şekilde kınıyorum" ifadelerini kullandı. Yaptığı tanımlama ise oldukça güçlüydü: "Bu bir soykırımdır. Masum insanların topluca yok edilmesinin başka bir adı olamaz."
Bir Sanatçının Sessiz Kalmayan Vicdanı
Linet'in bu açıklamaları, özellikle kökeni nedeniyle dikkat çekici bir anlam taşıyor. İsrail asıllı olmasına rağmen, yaşananlara kayıtsız kalmayarak insani vicdanını ön plana çıkardı. Sanatçının, İzmir'deki sahne performansı öncesi gündeme ilişkin bu net tavrı, sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı bulması bekleniyor.
Linet'in sözleri, sadece bir sanatçının değil, aynı zamanda bölgedeki şiddet ve insani krize dair derin endişe taşıyan bir bireyin çığlığı olarak yorumlanıyor. "Her zaman mağdurun yanındayım" vurgusu, olaylara taraf gözetmeksizin insan hakları ve vicdan perspektifinden bakmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.