Nekbe Dönemine Ait Şok Edici Belgeler: 'Sivilleri Yok Edin' Emirleri
1948 yılında İsrail devletinin kurulmasıyla sonuçlanan ve Filistinliler için "Büyük Felaket" anlamına gelen Nekbe dönemine ait yeni belgeler, tarihin karanlık sayfalarını aydınlatıyor. Haaretz gazetesinde yayınlanan habere göre, ortaya çıkarılan arşiv dokümanları, Siyonist güçlerin Filistinli sivillere yönelik sistematik şiddet uyguladığını ve açıkça "yok edilmesi" emirleri verildiğini gösteriyor.
Kadın ve Çocukların Kasten Öldürülmesi
Belgeler, 1948 savaşı sırasında İsrail'in Filistin topraklarını işgal sürecinde, Filistinli kadın ve çocuklar dahil olmak üzere sivillerin öldürülmesine dair talimatlar içeriyor. Söz konusu dokümanlar, Golani Tugayı'nda görev yapmış ve 12. Tabur komando biriminin kurucularından Rafi Kotzer'in evrakları arasında bulundu. Belgelerin bir kısmı İsrail askeri sansürü tarafından onaylanmış durumda.
Evraklar arasında, 1948 savaşında Arap sivillerin öldürülmesi nedeniyle yargılanan tek İsrailli komutan olan Shmuel Lahis'in davasına ilişkin kayıtlar da yer alıyor. Lahis, Lübnan'daki Hula katliamıyla bağlantılı olarak sorumlu tutulmuştu. Ancak hapis cezası almayan Lahis, ilerleyen yıllarda İsrail Yahudi Ajansı'nın başına geçti.
Komutanların İtirafları: 'Herkesi Yok Edin'
Dava sürecinde ifade veren 7. Tugay Tabur Komutanı Yisrael Carmi, Ekim 1948'de Birüssebi'nin ele geçirilmesi sırasında verdiği emirleri anlattı. Carmi ifadesinde, "Şehri fethettim. Temizlik sırasında sokakta görülen herkesin, dirensin ya da direnmesin yok edilmesi emrini verdim. Her şeyin yok edilmesi talimatı verildi" dedi. Carmi ayrıca polis karakolunun teslim olmasının ardından öldürmelerin durduğunu, o ana kadar kadın ve çocuklar dahil herkesin öldürüldüğünü belirtti.
'Derhal Vurun' Emirleri ve Sistematik Şiddet
Bir başka belge ise Golani 12. Tabur Komutanı Yitzhak Broshi tarafından Temmuz 1948'de kaleme alınmış "Nüfus bulunan ele geçirilmiş köylerde davranış" başlıklı emri içeriyor. Bu emirde şu talimatlar yer alıyor:
- Kimlik belgelerinin devredilmesi durumunda her iki kişinin de vurulması
- Askeri denetime zamanında gelmeyenlerin öldürülmesi ve evlerinin yıkılması
- Köyde "dışarıdan bir Arap" bulunması halinde derhal vurulması
- Genel kural olarak, dışarıdan gelenlerin tespit edildiği köylerde "her on erkekten birinin" vurulması
Belgede ayrıca "Karşılaşılan her Arap yok edilecektir" ifadesi bulunuyor. Aşağı Celile'deki Turan Dağı çevresinde saklanan Filistinlilerin aranması ve "saklanan herkesin öldürülmesi" yönünde de emir verildiği görülüyor.
Zorla Sürgün ve Askeri Yönetim
1948'de 700 binden fazla Filistinli evlerinden sürüldü. Bu insanların bir kısmı Arap ordularının kontrolündeki bölgelere, bir kısmı ise komşu ülkelere sığındı. İsrail sınırları içinde kalan Filistinliler ise 1966'ya kadar askeri yönetim altında yaşamak zorunda kaldı.
Tarihsel Tartışmaları Alevlendiren Kanıtlar
Uzun yıllardır İsrail, Filistinlilerin Arap liderlerin çağrısıyla evlerini terk ettiğini savunuyordu. Ancak ortaya çıkan yeni belgeler, zorla sürgün ve sistematik öldürme politikalarının uygulandığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Tarihçiler, söz konusu belgelerin Nekbe dönemine ilişkin arşiv tartışmalarını derinleştireceğini ve bu döneme dair anlayışımızı kökten değiştirebileceğini belirtiyor.
Bu belgeler, sadece tarihsel bir kayıt olmanın ötesinde, uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gereken ciddi insan hakları ihlallerini ve savaş suçlarını belgeliyor. Ortaya çıkan kanıtlar, Nekbe'nin sadece bir göç hareketi değil, planlı ve sistematik bir şiddet süreci olduğunu gözler önüne seriyor.



