İran'da ekonomik sıkıntılara tepki olarak başlayan ve ülke geneline yayılan kitlesel protestolar devam ederken, Washington yönetiminin Tahran'a yönelik seçenekleri değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak İngiliz basınında yer alan analizlere göre, eski Başkan Donald Trump'ın potansiyel İran hamlesi, yalnızca bölge için değil, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri için de ciddi ve kontrol edilmesi güç riskler taşıyor.
Protestolarda Can Kaybı ve Tutuklamalar Artıyor
İran'da 28 Aralık 2023'te başlayan ve hükümet karşıtı gösterilere dönüşen protestoların bilançosu ağırlaşıyor. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) örgütünün paylaştığı son verilere göre, gösteriler sırasında hayatını kaybedenlerin sayısı en az 646'ya ulaştı. Bu sayının içinde 9'u çocuk olmak üzere 505 protestocu, 133 güvenlik personeli, 7 gösterilere katılmayan sivil ve 1 savcı bulunuyor.
HRA'nın açıklamasında, doğrulama aşamasında olan 579 ek ölüm vakası raporu daha bulunduğu ifade edildi. Öte yandan, gösteriler nedeniyle tutuklanan kişi sayısının 10 bin 721'e yükseldiği aktarıldı. Örgüt, iletişim kısıtlamalarına rağmen protestoların ülke genelindeki 187 şehirde ve 606 noktada sürdüğünü vurguladı.
BBC Analizi: 'İran Venezuela'ya Benzemez'
BBC'nin derinlemesine analizine göre, olası bir Trump yönetiminin İran'a yönelik sert politikaları, Tahran'ın bölgesel gücü ve askeri kapasitesi nedeniyle Washington için tehlikeli bir senaryoya dönüşebilir. Analistler, İran'ın Venezuela gibi izole bir ülke olmadığının altını çizerek, Tahran'ın bölgedeki proxy güçleri ve gelişmiş füze programıyla ABD çıkarlarına doğrudan zarar verebilecek bir misilleme kapasitesi olduğunu belirtiyor.
Bu durum, Trump'ın 'maksimum baskı' politikasının yeniden hayata geçirilmesi halinde, sadece diplomatik bir krizi değil, aynı zamanda doğrudan bir askeri çatışma riskini de beraberinde getirebilir. Uzmanlar, İran rejiminin içerideki protestolara rağmen dış tehditlere karşı sert bir şekilde direneceğini ve bölgesel müttefiklerini harekete geçirebileceğini öngörüyor.
ABD İçin Kontrolü Zor Riskler
İngiliz basınındaki yorumlar, Trump'ın İran'a yönelik olası hamlesinin ABD'nin Orta Doğu'daki varlığını daha da karmaşık hale getireceği ve bölgedeki müttefikleri zor durumda bırakacağı konusunda uyarıyor. Senaryo, aşağıdaki riskleri içeriyor:
- Petrol piyasalarında şok dalgalanmalar ve küresel enerji arzında kesintiler.
- Hürmüz Boğazı gibi kritik deniz yollarında ticaret akışının aksaması.
- İran'ın bölgedeki destekçileri aracılığıyla ABD hedeflerine yönelik asimetrik saldırı riskinin artması.
Sonuç olarak, İran'daki iç karışıklıklar ve ABD'deki siyasi değişim ihtimalleri, 2026 yılına girerken Orta Doğu jeopolitiğini yeniden belirsiz ve gerilimli bir döneme sokuyor. Washington'un atacağı her adım, bölgesel dengeleri ve küresel güvenliği doğrudan etkileyecek nitelikte görünüyor.