İsrail Ordusunda 133 Türk Vatandaşı Görev Yapıyor: Resmi Belgeyle Ortaya Çıktı
İsrail Ordusunda 133 Türk Vatandaşı Görev Yapıyor

İsrail Ordusunda Görev Yapan Türk Vatandaşlarının Sayısı Resmi Belgeyle Netleşti

İngiltere merkezli araştırma platformu Declassified UK'nin 11 Şubat'ta kamuoyuna açıkladığı resmi belge, uluslararası kamuoyunda şok etkisi yarattı. Belgeye göre, dünya genelinde 126 ülkeden yaklaşık 55 bin çifte ve çoklu vatandaş İsrail ordusunda görev yapıyor. Bu kapsamda, 112'si çifte, 21'i çoklu vatandaş olmak üzere toplam 133 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının 1 Şubat 2026 itibarıyla İsrail ordusunda aktif görevde bulunduğu bilgisi ilk kez resmi bir kaynakla doğrulandı.

Belge İsrail'in Resmi Yanıtından Oluşuyor

Söz konusu belgenin, İsrail Bilgi Edinme Kurumu'nun Avukat Elad Man'ın 10 Mart 2025 tarihli başvurusuna 1 Şubat 2026'da verdiği resmi yanıt olduğu belirtildi. Bu gelişme, İsrail ordusunda görev yapan Türk vatandaşlarının sayısının netleşmesi açısından tarihi bir önem taşıyor. Daha önce sosyal medya paylaşımları dışında somut veri bulunmayan bu konu, artık resmi kayıtlarla belgelenmiş durumda.

Yeryüzü Avukatları Derneği Savcılığa Başvurdu

Gelişmenin ardından Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS), İsrail ordusunda görev yaptığı belirtilen 133 kişi hakkında yakalama ve yargılama sürecinin başlatılması talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Dernek, söz konusu resmi belgeyi delil olarak dosyaya sundu. Yeni deliller, 2025/219447 sayılı soykırım ve insanlığa karşı suçlar soruşturması dosyasına eklendi.

WOLAS'ın talepleri şu şekilde sıralanıyor:

  • Şüphelilerin tespit edilerek soruşturmaya dahil edilmesi
  • Türkiye'de bulunmaları halinde haklarında yakalama kararı çıkarılması
  • Yurt dışında olmaları durumunda ise Interpol aracılığıyla Kırmızı Bülten düzenlenmesi

Sumud Soruşturması Genişletildi

WOLAS Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Enes Kafadar, daha önce Küresel Sumud Filosu'na yönelik müdahale sonrası başlatılan soruşturmanın 7 Kasım 2025'te genişletildiğini hatırlattı. Soruşturmanın, 7 Ekim'den itibaren Gazze'de işlendiği iddia edilen soykırım ve insanlığa karşı suçları kapsayacak şekilde yeniden ele alındığını belirten Kafadar, bu kapsamda İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Savunma Bakanı Israel Katz dahil 37 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığını ifade etti.

Kırmızı Bülten Çıkarıldı ve Hukuki Süreç Devam Ediyor

Kafadar, WOLAS'ın sunduğu beyanların soruşturmanın failler halkası bakımından genişletilmesine yönelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Soykırım ve insanlığa karşı suçlar, yalnızca emir-komuta zincirinin tepesindeki isimlerle sınırlı değil, icra hareketlerine katılan herkes bakımından bireysel sorumluluk doğurur. Türk Ceza Kanunu'na göre bu suçların cezaları 8 yıl hapisten müebbet hapise kadar değişebiliyor."

Dosyada delil toplama aşamasının devam ettiğini ifade eden Kafadar, Türkiye'de ve uluslararası alanda faaliyet gösteren STK'ların sunduğu delillerin ana dosyada birleştirildiğini belirtti. WOLAS olarak Filistinliler İçin Uluslararası Adalet Merkezi (ICJP) ile birlikte yürüttükleri ortak çalışmayla yaklaşık 125 sayfalık delil dosyasını savcılığa sunduklarını, ayrıca Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi konusunda 15 İsrailli şüpheliyle ilgili kapsamlı bir delil dosyası daha sunduklarını açıkladı.

133 Kişilik Liste İşin Başlangıcı

Ortaya çıkan 133 kişilik listenin tarihi bir eşik olduğunu vurgulayan Kafadar, "Bu belge yalnızca sayıdan ibaret, esas süreç şimdi başlıyor. Bu 133 kişi kimdir? Ne zaman İsrail'e gitmiştir? Hangi birliklerde görev almıştır? Savcılığın görevi maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır." dedi. Kafadar, savcılık kanalıyla Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Milli Savunma Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurumlar aracılığıyla vatandaşlık tespiti, sınır giriş-çıkış ve askerlik kayıtlarının incelenmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Siyonizmin Küresel Yapısı Ortaya Çıkıyor

Asıl çarpıcı tablonun sadece Türkiye'den giden 133 kişi değil, 126 ülkeden 55 bini aşkın yabancı askerin İsrail ordusunda görev yapması olduğunu vurgulayan Kafadar, "Bu rakam, siyonizmin dünya çapındaki örgütlenmesini ve etkisini açıkça ortaya koymaktadır. Bu sadece finansal destek değil, canını ortaya koyarak savaşmaya giden binlerce insan demektir. İngiltere basınında bu haber bomba etkisi yaptı." değerlendirmesinde bulundu. Beklenen rakamın binlerle ifade edilirken, çok daha büyük bir tabloyla karşılaşıldığını sözlerine ekledi.