Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'nin Kıbrıs'a ilişkin açıklamalarına ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığına sert tepki gösterdi. Öztürkler, Zelenski'ye, "Unutmaması gerekir ki şu anda Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü tartışma noktasındadır" uyarısında bulundu.
Zelenski'ye Sert Yanıt ve Tarihi Hatalar
Öztürkler, Zelenski'nin Türkiye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik ifadelerini kendisine yakıştıramadığını belirtti. Ukrayna'ya en büyük desteğin Türkiye'den geldiğini hatırlatan Öztürkler, 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı'nın adaya barış getirdiğini ve Zelenski'nin 15 Temmuz 1974 Yunan darbesini unutmaması gerektiğini vurguladı.
KKTC Meclis Başkanı, Kıbrıs meselesindeki temel hatanın, GKRY'nin tek taraflı olarak AB'ye alınması olduğunu ifade etti. Bu durumu, "Her zamanki gibi Kıbrıslı Türkler cezalandırılarak Güney ödüllendirilmişti" sözleriyle değerlendirdi. 2004 Annan Planı sürecinde de benzer bir adaletsizliğin yaşandığını, 'evet' diyen Kıbrıs Türk halkının cezalandırılırken, 'hayır' diyen tarafın ödüllendirildiğini kaydetti.
GKRY'nin AB Dönem Başkanlığı ve Algı Operasyonları
Öztürkler, GKRY'nin AB Konseyi Dönem Başkanlığını devralması sırasında yaşananları da eleştirdi. Açılış törenlerinde Türkiye'yi 'işgalci' gibi göstermeye yönelik görseller kullanıldığını ve 1974 yılını hedef alan algı operasyonları yapıldığını söyledi. Dünyanın ise 1960, 1963'te yaşananları ve Kıbrıs Türk halkına yapılanları çok iyi bildiğinin altını çizdi.
AB'nin sadece GKRY'yi muhatap alarak tek taraflı bir bakış açısıyla hareket ettiğini savunan Öztürkler, bu durumun dünkü törenlerde bir kez daha tezahür ettiğini belirtti.
Güvenlik Uyarıları ve Türkiye'nin Gücü
Bölgesel güvenlik konularına da dikkat çeken Ziya Öztürkler, GKRY'nin silahlanması, İsrail ile yaptığı anlaşmalar ve Yunanistan-İsrail-GKRY arasındaki askeri iş birliklerinin çok dikkatli incelenmesi gerektiği uyarısında bulundu. Türkiye'nin garantörlüğünün ve adadaki Türk askerinin varlığının hayati önem taşıdığını vurguladı.
"Muhatap Kıbrıs Türk halkıdır" diyen Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının egemenliğine ve egemen eşitliğine saygı duyulması gerektiğini, aksi takdirde bir çözüme ulaşılamayacağını ifade etti. Türkiye'nin çok güçlü bir devlet olduğunu ve dış ilişkilerini kendi stratejisine göre yürüttüğünü, GKRY'nin bu ilişkilerde belirleyici olmasının mümkün olmadığını sözlerine ekledi.
KKTC Başbakanı Ünal Üstel de ayrı bir açıklama yaparak, GKRY'nin "Kıbrıs Cumhuriyeti" sıfatıyla AB Dönem Başkanlığını üstlenmesini, adaletsizliğin ve çifte standardın en güncel tezahürü olarak nitelendirdi. Üstel, 1963'te Kıbrıs Türklerinin devlet yapılarından dışlandığını hatırlatarak, AB'nin Kıbrıs Türk halkına verdiği sözlerin hiçbirini tutmadığını söyledi. KKTC'nin Türkiye ile dayanışma içinde kararlılıkla yoluna devam edeceğini belirtti.