TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Uluslararası Sistem Çağrısı: "Gözden Geçirilmesi Küresel Öncelik"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binası'nda (Kurtuluş Savaş Müzesi) düzenlenen "Ankara Diplomat Akademi Kampı"nın açılış dersinde önemli mesajlar verdi. Tarihi ve manevi değeri yüksek bu mekanda gençlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, bu binanın sadece bir Meclis binası olmadığını, aynı zamanda Milli Mücadele'nin harekat merkezi olduğunu hatırlattı.
Uluslararası Sistemde Köklü Değişim İhtiyacı
Kurtulmuş, dünyanın zor bir dönemden geçtiğini belirterek, ekonomiden siyasete, uluslararası ilişkilerden güvenlik dinamiklerine kadar her alanda büyük değişimler yaşandığını ifade etti. Önceden onlarca yılda gerçekleşen dönüşümlerin artık birkaç ay gibi kısa sürelerde yaşandığına dikkat çeken TBMM Başkanı, bu süreçte uluslararası sistemin yeniden yapılandırılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
"Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor." diyen Kurtulmuş, bu konuda gayret sarf edeceklerini ve mücadele edeceklerini sözlerine ekledi.
BM ve Uluslararası Kurumların İşlevsizliği
Konuşmasında Birleşmiş Milletler (BM) sisteminin işlevsizliğine de değinen Kurtulmuş, özellikle BM Güvenlik Konseyi'nin yapısı itibarıyla dünyayı temsil etmediğini ve artık çatışmaları çözümleyecek, savaşları durduracak bir mekanizma olmaktan çıktığını belirtti. Gazze'de yaşanan insani dram ve Rusya-Ukrayna Savaşı örneklerini veren Kurtulmuş, BM'nin bu krizler karşısında etkisiz kaldığını ifade etti.
Kurtulmuş, "BM kağıt üzerinde bir kuruluştan ibarettir, sadece bir binadan ibaret hale gelmiştir." değerlendirmesini yaparak, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) başta olmak üzere birçok BM kuruluşunun da fonksiyonlarını yerine getiremez duruma geldiğini kaydetti.
Gazze ve İnsanlık Sınavı
Gazze'de yaşanan insani krize özel bir vurgu yapan TBMM Başkanı, üç yıla yaklaşan sürede 75 bin kişinin hayatını kaybettiği bu soykırım karşısında insanlığın sessiz kaldığını söyledi. Masum ve mazlum halkın her gün artan saldırılarla karşı karşıya kaldığını belirten Kurtulmuş, soğuktan ve açlıktan çocukların ve yaşlıların öldüğü bu ağır tabloya rağmen uluslararası toplumun yeterli tepki vermediğini ifade etti.
"Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye'dir." diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin ilk andan itibaren Gazze'nin masum halkının davasını her platformda savunduğunu ve bu konuda tarihi bir sorumluluk üstlendiğini vurguladı.
Türkiye'nin Diplomasi Stratejisi ve Güç Mücadelesi
Kurtulmuş, dünyada güce dayalı bir uluslararası sistemin hakim olmaya başladığını belirterek, Venezuela Devlet Başkanı'nın kaçırılması ve ABD'nin Grönland'ı tehdit etmesi gibi olayların uluslararası hukukun ayaklar altına alındığını gösterdiğini söyledi. Bu bağlamda Türkiye'nin bölgesinde güçlü olmaktan başka çaresi olmadığını ifade eden TBMM Başkanı, "Türkiye'nin çok güçlü olmaktan başka bir çaresi yoktur." dedi.
Türkiye'nin gücünün sadece askeri ve ekonomik güçten ibaret olmadığını, toplumsal bütünlük, kültürel değerler ve tarihsel sürekliliğin de önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, diplomasinin sadece bürokratik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini, halklar arasındaki ilişkileri güçlendiren çok yönlü bir çaba olduğunu kaydetti.
Genç Diplomatlara Çağrı ve Gelecek Vizyonu
Ankara Diplomat Akademi Kampı'na katılan gençlere seslenen Kurtulmuş, onların gelecekte adil ve hakkaniyetli bir küresel sistemin inşasında önemli roller üstleneceklerini belirtti. Kendilerini güçlü insanlar olarak yetiştirmeleri gerektiğini söyleyen TBMM Başkanı, Türkiye'nin imkanlarının ve hedeflerinin geçmişe göre çok daha büyük olduğunu ifade etti.
Konuşmasının ardından Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve kamp katılımcılarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Kurtulmuş, üniversite öğrencisi Semanur Güney'den tablo hediyesi aldı. Bu önemli buluşma, Türkiye'nin diplomasi alanındaki gelecek stratejilerine ışık tutarken, uluslararası sistemin dönüşümü konusundaki acil ihtiyacı bir kez daha gözler önüne serdi.