Aile ve Nüfus Vizyonu Toplantısı
Yüksel Aytuğ, 5 Mayıs 2026 Salı günü Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın düzenlediği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın katıldığı Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Toplantısı için Haliç Kongre Merkezi'ndeydi. Yazar, ülkenin en önemli iki sorununun ailenin korunması ve yaşlanan nüfus olduğunu belirtiyor. Bu nedenle 10 yıllık vizyonun açıklandığı bildirgeyi son derece önemli buluyor.
Erdoğan'ın Öngörüsü
Meselenin önemini ilk kavrayanın 2007 yılında 'Her aileye en az üç çocuk' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu hatırlatan yazar, bu sözlerin muhalefet tarafından eleştirildiğini, ancak zamanın Erdoğan'ı haklı çıkardığını ifade ediyor. Şimdi başta Avrupa olmak üzere tüm dünya nüfus artış hızını yükseltmek için çareler arıyor.
Devlet Teşvikleri
Ekonomik şartlar nedeniyle çocuk sahibi olmak istemeyenlerin mazeretlerinin devlet eliyle ortadan kaldırıldığını belirten yazar, gençlere evlilik kredisi, TOKİ konut desteği, yeni doğan desteği, ücretli doğum izni gibi teşviklerin karşıt argümanları çürüttüğünü söylüyor. Toplantıda yansıtılan 'Aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen Türkiye' ve 'Türkiye'nin ritmi durmayacak, hikayemiz yarım kalmayacak' mottoları umut verdi.
Tahammülsüzlük Sorunu
Yazar, toplantıda konuşmacıları dinlerken insanları evlilikten ve çocuk yapmaktan uzaklaştıran nedenleri düşündü. Boşanma oranlarının yeni evlilikleri geçtiğini, nüfus artış hızının 1.4'e gerilediğini hatırlatan yazar, evliliklerin ömrünü azaltan en önemli faktörün tahammülsüzlük olduğunu vurguluyor. İnsanların sabırsız, sebatsız ve sadakatsiz hale geldiğini; trafikten iş hayatına, eğitimden spora her alanda tahammülsüzlüğün arttığını belirtiyor. Hoşgörü ve empatinin terk edildiğini, evliliği kurtarmak için çaba harcamak yerine ilk fırsatta boşanmaya koşulduğunu ifade ediyor. Tahammülsüzlük illetinden kurtulunmadıkça aile ve nüfusun korunamayacağını söylüyor.
Gençlerin Durumu
Yazar, ana haber bülteninde gördüğü bir görüntüyü aktarıyor: 15-16 yaşlarındaki iki genç, sokakta yatan yaşlı bir adamı uyandırıp dans hareketleri yapıyor, ardından biri adamın kafasına tekme atıyor. Gençler bu görüntüleri sosyal medyada paylaşıyor. Yazar, bu gençlere bir şey olduğunu, vicdanlarının çekilip kalplerine kötülük tohumları ekildiğini düşünüyor. Bunun uzaktan kumandayla mı yoksa gizli dijital algoritmalarla mı yapıldığını bilmediğini ancak başarıldığını belirtiyor.
Sanatçı Mustafa Keser Olayı
Yazar, sanatçı Mustafa Keser'in sahnede 'Kayserili ile Yahudi bir. Yanlış anlaşılmasın hesap kitap anlamında' demesi üzerine Kayseri milletvekillerinin konserini iptal ettiğini aktarıyor.
Aşk Anlayışındaki Değişim
Yazar, 'Evvelim sen oldun, ahirim sensin' yazdıran aşk ile 'Aşkm sn çk svyrm ya şapşik' yazdıran aşkın aynı olamayacağını ifade ediyor.



