AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 27 Nisan 2007 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından internet sitesi üzerinden yayımlanan e-muhtıra sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, askeri vesayetin bu girişimle elde etmek istediği sonucun, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin kararlı duruşu sayesinde altüst edildiğini vurguladı.
27 Nisan e-muhtırasının arka planı
Çelik, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, o dönemde askeri ve yargı vesayetinin Ankara üzerinde karanlık bir gölge oluşturduğunu belirtti. Bugün Kabine Toplantıları siyasetin merkezinde yer alırken, o günlerde tüm dikkatlerin Milli Güvenlik Kurulu toplantılarına çevrildiğini ifade etti. Çelik, "MGK toplantıları, askeri vesayetin siyaset yapma alanıydı. Hükümet olarak ne karar alırsanız alın, MGK'de ona ayar veriliyordu" dedi.
Muhtıra geleneğinin sonu
Ömer Çelik, 27 Nisan muhtırasının Türkiye'de demokratik hayatı zehirleyen kötü bir geleneğin enstrümanı olduğunu belirterek, "Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir hükümet bu tür bir muhtıraya direnmemişti. İlk defa bir Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti hükümeti bu muhtıraya direndi. Hükümet direnince o, kağıt parçası oldu. Bu, Türk siyasi hayatında bir ilkti" ifadelerini kullandı.
Çelik, o gece yaşananları anlatırken, muhtırayı verenlerin telefonlara çıkmaktan kaçtığını, 15-16 saat boyunca ulaşılamadıklarını söyledi. Hükümetin cevap vereceğinin duyurulması üzerine ortaya çıkmaya çalıştıklarını belirten Çelik, "Bu, ne kadar niteliksiz ve çirkin bir gelenek olduğunu gösteriyor" dedi.
Demokrasi lehine devrimci dönüşüm
Çelik, 27 Nisan gecesinin o dönemde anlatıldığı kadar rahat olmadığını, Ankara'nın üzerine çökmüş en kesif karanlığın yaşandığını ifade etti. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade ve kararlılık sayesinde bu durumun aşıldığını vurguladı. Çelik, "Bu olay, Türkiye'nin demokrasi tarihinde sivil siyaset lehine devrimci bir dönüşümün en önemli dönemeçlerinden biridir" şeklinde konuştu.
AK Parti Sözcüsü, 27 Nisan e-muhtırasının ardından muhtıra geleneğinin bir daha dirilmemek üzere sona erdiğini ve askeri vesayetin dış destekli kurgusunun da bu geceyle birlikte çökertildiğini sözlerine ekledi.



