Yıllardır diplomatlar, istihbaratçılar ve askerleri etkileyen gizemli Havana Sendromu vakalarının ardındaki sır perdesi, Pentagon'un gizli bir cihaz satın aldığı iddialarıyla bir kez daha aralanıyor. İddialara göre, sırt çantasına sığacak kadar küçük ancak beyni hedef alabilecek güçte olduğu öne sürülen bu araç, on milyonlarca dolara gizli bir operasyonla temin edildi.
Gizli Operasyonla Satın Alınan Cihaz
CNN'in konu hakkında bilgilendirilen dört kaynağa dayandırdığı habere göre, söz konusu cihaz, eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin son günlerinde satın alındı. İşlem, ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İç Güvenlik Soruşturmaları birimi tarafından gizli bir şekilde yürütüldü. Satın alma için gerekli fonlar ise doğrudan Pentagon tarafından sağlandı.
Kaynaklar, cihaz için 'sekiz haneli' yani on milyonlarca dolar tutarında bir ödeme yapıldığını, ancak net rakamın kamuoyuyla paylaşılmadığını belirtiyor. Cihazın yaklaşık bir yıldır test edildiği ifade ediliyor.
Sırt Çantasına Sığan ve Beyni Hedef Alan Teknoloji
Yetkililerin elde ettiği cihazın radyo dalgaları yaydığı öne sürülüyor. Uzun süredir akademik çevrelerde ve güvenlik birimlerinde tartışılan bir teori, Havana Sendromu semptomlarının yönlendirilmiş elektromanyetik enerji veya radyo frekansı saldırılarından kaynaklanabileceği yönündeydi. İddia edilen bu taşınabilir cihaz da tam olarak bu teoriyi destekler nitelikte: Sırt çantasına sığacak kadar kompakt olması, operatörlerin hedefe kolayca yaklaşabilmesine olanak tanıyor.
Bu gelişme, başta Küba'nın Havana kentinde 2016'da ortaya çıkan ve daha sonra dünyanın çeşitli noktalarında ABD personelini etkileyen sendromla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Mağdurlar arasında baş dönmesi, bulantı, baş ağrısı ve bilişsel bozukluklar gibi ciddi nörolojik semptomlar görülmüştü.
İstihbarat Çevrelerinde Bölünme ve Mağdurların Tepkisi
Konu, ABD istihbarat kurumları arasında da derin bir görüş ayrılığına neden olmuş durumda. Bazı kurumlar vakaların dışsal bir saldırıdan kaynaklandığını düşünürken, diğerleri psikolojik faktörleri veya başka nedenleri öne sürüyordu. Pentagon'un böyle bir cihazı test ettiği iddiası, 'dışsal saldırı' tezini güçlendiriyor.
Havana Sendromu mağdurları ve onları destekleyen gruplar, bu son gelişmeyi "gerçeğin nihayet ortaya çıkması" yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Yıllardır yaşadıkları sağlık sorunlarının somut bir nedene bağlanabileceği umudu artıyor.
Ortaya atılan iddialar, uluslararası ilişkilerde yeni bir gerilim alanı yaratma potansiyeli taşıyor. Bir devletin böyle bir teknolojiye sahip olup olmadığı, varsa bunu nasıl ve ne amaçla kullandığı, önümüzdeki günlerde hem ABD iç siyasetinde hem de diplomasi masalarında hararetle tartışılacak gibi görünüyor. Pentagon'dan konuya ilişkin resmi ve kapsamlı bir açıklama bekleniyor.