MSB'den Kritik Açıklamalar: Eurofighter, İDA İmhası ve Katar Kazası
MSB'den Kritik Açıklamalar: Eurofighter ve İDA İmhası

MSB Haftalık Basın Toplantısında Savunma Gündemini Açıkladı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında savunma gündemine ilişkin son derece kritik değerlendirmelerde bulundu. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk ve bakanlık kaynakları tarafından kamuoyuyla paylaşılan bilgilerde; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hava gücüne stratejik bir boyut kazandıracak Eurofighter projesindeki teknik ve lojistik destek sözleşmesinin Londra'da imzalanması, Karadeniz'de Ordu kıyılarına sürüklenen ABD menşeli insansız deniz aracının (İDA) imhası ve Katar'da meydana gelen üzücü helikopter kazasının detayları öne çıktı.

Eurofighter Teknik ve Lojistik Destek Sözleşmesi İmzalandı

Eurofighter teknik ve lojistik destek sözleşmesi üzerine sorulan soru doğrultusunda MSB, "Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında 20 adet Eurofighter Typhoon uçağı, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşme 2025 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Sayın Keir Starmer tarafından imzalanmıştı" açıklamasını yaptı. Bakanlık, Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı Sayın John Healey tarafından dün Londra’da Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzalanmıştır ifadelerini kullandı.

Sözleşmenin kapsamı şu şekilde belirtildi:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
  • Pilot ve öğretmen pilot eğitimleri
  • Uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri
  • Yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazları

Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacak.

Ordu Sahilindeki İnsansız Deniz Aracı Güvenli Şekilde İmha Edildi

21 Mart 2026’da Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir.

Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı unsurlar, Karadeniz’de deniz yetki alanlarımızın korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam etmektedir. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye atılmaması konusunda muhataplarımızla görüşülmekte ve gerekli uyarılar yapılmaktadır.

Katar'daki Helikopter Kazası ve Emniyet Tedbirleri

Katar'da kaza kırıma uğrayan helikopter ile ilgili soru üzerine MSB'den, "Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir" açıklaması yapıldı.

Katar'daki unsurlarımızın emniyeti ile ilgili soru üzerine MSB'den şu yanıt verildi: "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan personelimizin güvenliği, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlanmaktadır. Şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmamıştır."

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

NATO Çok Uluslu Kolordu Karargahı Planları

Kurulması planlanan NATO çok uluslu kolordu karargahı hakkında MSB şunları söyledi: "Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir."

Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir.

Terörle Mücadele ve Hudut Güvenliği

Türk Silahlı Kuvvetleri; ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir. Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde, 2 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir.

Hudutlarımızda ise, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur.

NATO Irak Misyonu'nun Çekilmesi ve Ortadoğu'daki Gelişmeler

NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, "NATO Irak Misyonu"nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir.

ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail’in devam eden saldırganlığı Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. Türkiye; tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürmektedir.

Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz.