Trump'ın 'Discombobulator' Silahı: Ses ve Mikrodalga Teknolojisinin Ölümcül Birleşimi
Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına göre, 'Discombobulator' adlı silahın en ayırt edici özelliği, sadece canlı hedefleri değil, aynı zamanda düşman savunma sistemlerini de tamamen etkisiz hale getirebilmesi. Bu teknolojik gelişme, askeri alanda yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Roket Sistemlerinin Devre Dışı Kalması
Operasyon sırasında Rus ve Çin menşeli roket sistemlerinin devreye girmesi engellendi. Trump bu anı, 'Düğmelere bastılar ama hiçbir şey çalışmadı' sözleriyle özetleyerek, cihazın düşman mühimmatını ateşlenemez hale getirdiğini vurguladı. Trump, bu teknolojinin teknik detaylarının gizli tutulduğunu belirtmekle birlikte, ABD dışında hiçbir devletin envanterinde bulunmadığını iddia etti.
Sesin Yıkıcı Güce Dönüşümü
Bilim insanları, 'Discombobulator' isminin ardındaki teknolojiyi çözmeye çalışırken sonik (ses) silahlar teorisi üzerinde duruyor. Bristol Üniversitesi'nden Profesör Bruce Drinkwater, etkili bir sonik silahın, sesi dağınık yaymak yerine odaklanmış bir ışın şeklinde hedefe iletmesi gerektiğini belirtiyor. Bu ışınlar, insan kulağının duyamadığı infrasonik veya ultrasonik frekanslarda üretilebiliyor.
Tarihte ABD ordusu, Vietnam'da 'Dolaşan Ruh' operasyonuyla veya Panama'da rock müzik çalarak sesi psikolojik bir işkence aracı olarak kullanmıştı. Ancak yeni nesil silahlar, psikolojiyi aşarak doğrudan biyolojik hasar vermeyi hedefliyor.
Biyolojik Etkileri ve Operasyon Tanıklıkları
Cihazın insan bedeni üzerindeki etkileri, operasyon tanıklıkları ve akademik araştırmalarla daha net anlaşılıyor:
- Profesör Ian McLoughlin, infrasonik silahların yüksek güçte kullanıldığında 'karına atılan şiddetli bir yumruk' hissi yarattığını ifade ediyor.
- Chinese Journal of Traumatology'de yer alan verilere göre:
- 8-12 Hz: Doğrudan nörolojik sistemi etkileyerek baş dönmesi, uyuşma ve kafa karışıklığı yaratıyor.
- 4-18 Hz: İç organların doğal frekansıyla rezonansa girerek kalp spazmı, nefes darlığı ve damar çatlamalarına yol açabiliyor.
Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt’in aktardığı tanıklıklara göre, operasyon sırasındaki korumalar burun ve ağızlarından kan geldiğini, kan kustuklarını ve hareket edemez hale geldiklerini belirtti. Bir güvenlik görevlisinin 'Kafamın içeriden patladığını hissettim' ifadesi, basıncın şiddetini gözler önüne serdi.
Yüksek frekanslı dalgalar ise dayanılmaz baş ağrıları ve mide bulantısı ile hedefi etkisizleştiriyor. Prof. Drinkwater, bu dalgaların engellenmesinin infrasonik olanlara göre daha kolay olduğunu, ancak infrasonik dalgaları durdurmanın çok zor olduğunu vurguluyor.
Hibrit Bir Silah Olma İhtimali
Uzmanlar, sadece ses dalgalarının roket sistemlerini devre dışı bırakamayacağına dikkat çekiyor. Bu durum, 'Discombobulator'ın hibrit bir teknoloji olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Manchester Üniversitesi'nden Profesör Toby Heys, cihazın sadece bir ses silahı olmadığını savunuyor. Heys'e göre bu sistem, Yüksek Güçlü Mikrodalga teknolojisi de barındırıyor olabilir.
Yönlendirilmiş Enerji Silahları sınıfına girebilecek bu hibrit yapı; bir yandan elektromanyetik darbelerle elektronik devreleri kızartırken, diğer yandan sonik dalgalarla insan biyolojisini çökertiyor olabilir. Bu kombinasyon, silahın hem insan hedeflerine hem de teknolojik sistemlere karşı etkili olmasını sağlıyor.