Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) ülkeye yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyon sırasında 47 Venezüellalı askerin hayatını kaybettiğini duyurdu. López, aynı saldırıda 32 Kübalı askerin de öldüğünü belirterek, ulusal ordunun yeniden yapılanma sürecine girdiğini ifade etti.
ABD'nin Venezuela Operasyonu ve Ağır Kayıplar
Savunma Bakanı López, devlet televizyonu VTV'ye yaptığı açıklamada, 3 Ocak'ta, yerel saatle 02.00 sularında başkent Caracas'ta duyulan patlama ve uçak seslerinin ardından yaşanan çatışmaların detaylarını paylaştı. López, Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetler (FANB) mensubu 47 askerin, "ileri teknolojiye ve ezici kaynaklara sahip güçlerle" mücadele ederken şehit düştüğünü vurguladı.
Venezuela yönetimi, söz konusu tarihte ülkenin çeşitli bölgelerindeki sivil ve askeri tesislere yönelik saldırıları doğrudan ABD'ye yüklemişti. ABD Başkanı Donald Trump ise, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir operasyon düzenlendiğini ve Maduro ile eşi Cilia Flores'in ülkeden çıkarıldığını iddia etmişti.
Kübalı Askerler de Çatışmada Yaşamını Yitirdi
Bakan López, açıklamasında ölenler arasında 32 Kübalı askerin de bulunduğunu hatırlattı. Yaşanan ağır kayıpların ardından FANB'nin "yeniden yapılandırma" ve güçlendirme ihtiyacı içinde olduğunu söyleyen López, bu kapsamda Ayacucho Planı'nın devreye alınacağını bildirdi.
López, ülkenin içinden geçtiği "kritik ve acı dolu zamanlara" dikkat çekerek, "Silahlı kuvvetlerimizin manevi bir güce ihtiyacı var. Askeri onurumuz, haysiyetimiz ve şerefimiz dimdik ayakta." ifadelerini kullandı.
Uluslararası Tepkiler ve Suçlamalar
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, operasyon öncesinde Nicolas Maduro ve eşi hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu açıklamıştı. Maduro'ya yöneltilen suçlamalar arasında "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihaz bulundurma" yer alıyor.
Venezuela hükümeti, ABD'nin eylemlerinin kınanması için uluslararası topluma çağrı yapmıştı. Bazı ülkeler saldırıyı açıkça eleştirirken, ABD'nin açıklamalarını destekleyenler de olmuştu. Yaşananlar, Latin Amerika'daki gerilimi yeniden tırmandıran ciddi bir diplomatik krize dönüşmüş durumda.