Bangladeş'te Z Kuşağı Devrimi Sonrası İlk Parlamento Seçimleri Heyecanı
Gençlerin ve öğrencilerin öncülük ettiği, "Z Kuşağı Devrimi" olarak adlandırılan halk hareketinin üzerinden bir buçuk yıl geçmesinin ardından Bangladeş, tarihi bir dönüm noktasına hazırlanıyor. Ülke, devrim sonrasındaki ilk parlamento seçimlerine giderken, 12 Şubat tarihi resmi olarak seçim günü olarak ilan edildi. Bu önemli demokratik süreçte 51 siyasi partinin yarışacağı açıklandı.
Cemaat-i İslami ve BNP Arasındaki Tarihi Yarış
Seçimlerde dikkatler, Ağustos 2023'te gerçekleşen devrimle 15 yıllık Şeyha Hasina rejimini deviren Bangladeşli gençlerin desteğini alan partiler üzerinde yoğunlaşıyor. Özellikle Şeyha Hasina döneminde baskılara maruz kalan ve yasaklanan Cemaat-i İslami'nin, seçimlerde zafere en yakın parti olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Cemaat-i İslami'nin, Bangladeş Nasyonalist Parti (BNP) ile tarihi bir mücadeleye gireceği öngörülüyor.
ABD merkezli Uluslararası Cumhuriyet Enstitüsü'nün yaptığı anket sonuçlarına göre, Cemaat-i İslami'nin yüzde 33'lük bir oy oranına ulaşarak BNP ile birlikte en büyük parti konumunda olduğu görülüyor. Bu durum, Bangladeş siyasi tarihinde önemli bir kırılma noktası olarak yorumlanıyor.
Uzman Gözüyle Bangladeş'in Siyasi Atmosferi
Dhaka merkezli İletişim ve Araştırma Merkezi (CRF) Stratejik Koordinatörü ve Araştırmacı Gazeteci Zakaria Polash, Yeni Şafak'a yaptığı değerlendirmede Bangladeş'teki siyasi atmosfere ilişkin önemli tespitlerde bulundu. Polash, ülkede olumlu bir siyasi havanın hakim olduğunu vurgulayarak, Şeyha Hasina sonrası Bangladeş'in yeni bir yapılanma sürecinin kritik eşiğinde bulunduğunu ifade etti.
Polash'ın açıklamalarına göre: "Halk, Hasina döneminde zayıflatılan kurumların yeniden tesis edilmesi yoluyla özgür, adil ve güvenilir bir seçim ortamına kavuşmak için yeni bir başlangıç yapılması gerektiğini düşünüyor. BNP ve Cemaat-i İslami dahil olmak üzere siyasi partiler de seçimlere katılmayı ve demokratik geçiş sürecine katkı sunmayı hedefliyor."
Medyanın Rolü ve Seçim Sürecindeki Zorluklar
Polash, Bangladeş medyasının seçim sürecindeki rolüne dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ana akım medya kuruluşlarının büyük ölçüde mevcut durumu korumaya odaklandığını belirten Polash, bu nedenle önerilen reformlara daha az bağlılık gösteren partileri öne çıkarmaya çalıştıklarını ifade etti.
Medya yanlılığının seçim sürecini nasıl etkilediğine dair Polash şunları kaydetti: "Birçok medya kuruluşu taraflı bir tutum almakta ve BNP lideri Tareque Rahman'ın Bangladeş'in muhtemel başbakanı olacağı yönünde bir algı inşa etmektedir. Bu tür bir medya yanlılığı, seçimlerde eşit koşulların oluşmasını ciddi biçimde zedelemektedir."
Polash ayrıca, sosyal medya üzerinden yürütülen yanlış bilgi kampanyalarının da seçim sürecini tehdit ettiğini vurguladı. Bu dezenformasyon faaliyetlerinin şiddeti veya kaosu körükleyebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Ordunun Tarafsız Pozisyonu ve Derin Devlet Endişeleri
Bangladeş ordusunun geçmişteki darbeleri ve yönetime el koyma girişimleri bilinirken, Temmuz-Ağustos 2024'teki devrimde ordunun tarafsız bir rol oynadığı gözlemlendi. Polash, ordunun genel olarak tarafsızlığını koruduğunu dile getirdi ancak bazı çevrelerde endişe verici eğilimler olduğuna dikkat çekti.
"Derin devlet olarak nitelendirilebilecek bazı çevrelerde -ki bu tüm kurumu temsil etmemektedir- önceki rejimin kademeli olarak geri dönmesine zemin hazırlama eğilimi mevcuttur" diyen Polash, bu kesimin son derece sınırlı olduğunu ve belirleyici bir etki yaratabilecek güçte olmadığını ifade etti.
Halkın Beklentileri ve Ulusal Bağlılık Vurgusu
Seçimlerde en büyük şansa sahip olduğu belirtilen partilerin dış politik yaklaşımları da tartışma konusu oluyor. BNP'nin Hindistan'a, Cemaat-i İslami'nin ise Pakistan'a yakın olduğu düşünülürken, Polash Bangladeş halkının temel beklentisinin ulusal bağlılık olduğunu vurguladı.
Devrim sonrası ülkede oluşan toplumsal mutabakata dikkat çeken Polash, "Hangi parti kazanırsa kazansın halkın temel beklentisi bu mutabakata bağlılığı sürdürmesidir" ifadelerini kullandı. Bangladeş vatandaşlarının, partilerden ülkeye bağlılık ve milli çıkarları ön planda tutan politikalar beklediğini belirtti.
Bangladeş'in 1971'de Pakistan'dan ayrılarak bağımsızlığını kazanmasından bu yana yaşadığı siyasi dalgalanmalar, 12 Şubat'ta yapılacak seçimlerle yeni bir dönemece giriyor. Z Kuşağı'nın öncülük ettiği devrimin ardından gerçekleşecek bu seçimler, Bangladeş demokrasisi için tarihi bir test niteliği taşıyor.