Diyanet'in 2 Ocak 2025 Cuma Hutbesi: 'Her Şey Allah'ı Anlatır'
2 Ocak 2025 Cuma Hutbesi: Her Şey Allah'ı Anlatır

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu hafta tüm Türkiye'deki camilerde okunacak Cuma hutbesinin içeriğini kamuoyu ile paylaştı. 2 Ocak 2025 Cuma günü için belirlenen hutbe, 'Her Şey Allah'ı Anlatır' başlığını taşıyor. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan metin, 81 ildeki tüm camilerde cemaate hitap edecek.

Hutbenin Ana Mesajı: Tefekkür ve İman

Hutbe, insanı etrafına ibretle bakmaya ve yaratılış üzerine düşünmeye davet ediyor. Gezegenlerin düzeni, güneşin aydınlatıcılığı, ay ve yıldızların geceyi süslemesinin, her şeyi yoktan var eden bir Yaratıcı'nın varlığına işaret ettiği vurgulanıyor. Kur'an-ı Kerim'den Gâşiye suresinin 18-20. ayetlerine atıfta bulunularak, göğün yükseltilmesi, dağların dikilmesi ve yerin yayılması üzerine tefekkür etmenin önemi hatırlatılıyor.

İnancın Hayattaki Rolü ve İnsan Sorumluluğu

Metinde, mutsuzluğun temel nedenlerinden birinin inançsızlık olduğuna dikkat çekiliyor. İmanın, hayata anlam kattığı, kişiye huzur ve güven verdiği, onu anlamsızlık karanlığından kurtardığı ifade ediliyor. Tegâbün suresinin 11. ayeti ile desteklenen bu bölümde, Allah'a iman edenin kalbinin hidayete erdirileceği mesajı veriliyor.

Hutbe, hayatın anlamına dair soruların cevaplarının ancak vahiy ile bulunabileceğini belirtiyor. İtaat ve isyan sınırlarının ilahi kaynakla belirlenmediği bir dünyada, iyi ile kötüyü tam olarak ayırt etmenin mümkün olamayacağına işaret ediliyor.

Kötülüğün Kaynağı ve İlahi Rehberlik

Yeryüzündeki kötülüklerin kaynağının Allah Teâlâ olmadığı, aksine O'nun kullarına karşı çok merhametli olduğu vurgulanıyor. Yûnus suresinin 44. ayeti hatırlatılarak, insanların kendi kendilerine zulmettikleri hakikati paylaşılıyor. Kötülüğün, nefse uymak ve hevaya tabi olmak gibi insani tercihlerden kaynaklandığı anlatılıyor.

Hutbenin son bölümünde, peygamberlerin ve ilahi kitapların bir lütuf olarak gönderildiği, bu silsilenin son halkasının ise Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ve Kur'an-ı Kerim olduğu ifade ediliyor. Müslümanlara düşen sorumluluk ise, inançsızlık girdabındaki insanlara gönül dünyasını açmak, ilahi mesajları iletmek ve Peygamber Efendimiz'in sünnetiyle gençlerin manevi susuzluğunu gidermeye çalışmak olarak tanımlanıyor. Çocukların gönlüne Allah sevgisini nakşetmenin ve Peygamberimiz'in (s.a.s) bir kişiyi hidayete erdirmenin en hayırlı amel olduğuna dair nasihatini (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebir, I, 315) rehber edinmenin önemi üzerinde duruluyor.