Diyanet Başkanı Arpaguş: TDV 149 Ülkede İnsani Yardım Yapıyor, Ramazan Arınma Mektebidir
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, yaptığı kapsamlı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığının milletin dini hayatını sahih bilgiyle buluşturma, inanç, ibadet ve ahlak alanlarında toplumu aydınlatma amacıyla kurulmuş köklü ve stratejik bir kurum olduğunu ifade etti.
Diyanet: İdari Yapıdan Öte Manevi Bir Köprü
Arpaguş, Başkanlığın sadece idari bir yapı olmadığını, aynı zamanda asırlardır süregelen dini tecrübenin, sahih dinin bilgi ile geleceğe taşınmasını sağlayan manevi bir köprü olduğunu belirtti. "Özellikle günümüz dünyasında dinin istismar edildiği, bilgi kirliliğinin arttığı ve inanç alanının çeşitli ideolojik yönlendirmelere açık hale geldiği bir zeminde Diyanetin varlığı hayati önem taşımaktadır." diye konuşan Arpaguş, bu bilinçle Başkanlığın toplumu ifrat ve tefritten koruyan mutedil bir din anlayışını esas aldığını vurguladı.
Diyanetin güçlü geleneği, kurumsal yapısı ve yetkin personeliyle din hizmetlerini ilim, hikmet ve basiret ekseninde yürüttüğünü söyleyen Arpaguş, kurumun aileden gençliğe, eğitimden yayıncılığa, camilerin inşasından gönüllerin ihyasına kadar geniş bir alanda irşat ve rehberlik hizmeti sunduğunu aktardı.
TDV'nin Küresel İnsani Yardım Faaliyetleri
Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) "Yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar" şiarıyla hareket ederek Türkiye'nin insani diplomasi alanındaki en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu belirten Arpaguş, vakfın çalışmalarının sadece yardım faaliyetinden ibaret olmadığını söyledi. "Vakfımız, bugün 149 ülkede mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalmaktadır." ifadesini kullanan Arpaguş, özellikle Gazze, Sudan, Yemen ve Arakan gibi kriz bölgelerinde kesintisiz gıda, temiz su ve barınma desteği sağlandığını kaydetti.
TDV'nin doğal afetlerde ve savaş bölgelerinde en hızlı refleks gösteren kurumlardan biri olduğunu vurgulayan Arpaguş, profesyonel arama-kurtarma ekipleri ve lojistik ağıyla dünyanın her yerinde operasyon yapabilme kapasitesine sahip olduğunu dile getirdi. Bu çalışmaların Müslümanlar arasında bir gönül köprüsü kurduğunu ve Türkiye'nin 'mazlumların umudu' olma misyonunu fiilen gerçekleştirdiğini sözlerine ekledi.
Filistin'e Yönelik Yardımlar ve Rakamsal Veriler
TDV'nin Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik insani yardımlarını sürdürdüğünü belirten Arpaguş, Gazze'de her gün binlerce kişiye sıcak yemek ikramı, taze paket ekmek ve temiz su dağıtımı gerçekleştirdiklerini açıkladı. Su kuyularının restorasyonuna destek verdiklerini, gıda kolisi, kışlık elbise, yatak, battaniye, temizlik kolisi, un, bebek bezi/maması gibi yardımları ulaştırdıklarını ifade etti.
Ayrıca bölgeye çadır desteği ile barınma ihtiyacına yönelik katkıda bulunduklarını, hastanelerin hizmetlerini sürdürebilmesi için yakıt ve ilaç desteği sağladıklarını söyleyen Arpaguş, savaş mağduru Filistinlilere nakit desteğinde de bulunduklarını açıkladı. "Bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmalarla 10 milyon 517 bin 334 kişilik insani yardım ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır." bilgisini paylaşan Arpaguş, Ramazan ayında da başta Filistin ve Gazze olmak üzere tüm mağdur ve mazlum kardeşlerimize milletimizin yardımlarını ulaştırmaya devam edeceklerini vurguladı.
Ramazan: Bir Arınma Mektebi
İslam dünyasının ramazan ayına kavuşmanın sevinci içinde olduğunu söyleyen Arpaguş, Ramazan'ın yalnızca bireysel ibadetlerin arttığı bir manevi iklim olmadığını, bizi manevi olarak kuşatan, arındıran, bilinçlendiren mübarek bir ay olduğunu ifade etti. "Ramazan, fert açısından nefsi terbiye, kalbi arındırma ve hayatı yeniden anlamlandırma fırsatıdır." diyen Arpaguş, oruç ayının Müslümanları takva ile buluşturduğuna dikkati çekti.
Ramazan ve oruç ibadetinin, Allah'a karşı haşyetten neşet eden sorumluluk bilinci olan takvayı kuşanmamızı sağladığını belirten Arpaguş, "Hulasa, ramazan ayı Müslümanlar için bir arınma mektebidir." dedi. İslam dünyası olarak bu mektepten tazelenmiş ve bilinçlenmiş bir şekilde çıkmamız gerektiğini vurgulayan Arpaguş, ramazanı ve ondaki ibadetleri hayatın tamamına yön veren bir ahlaka dönüştürdüğümüzde bu kutlu mevsimin, hem fert hem toplum olarak dirilişimize vesile olacağını söyledi.
Ramazan Teması: "Ramazan, Cami ve Hayat"
Bu yılki ramazan ayı temasının "Ramazan, Cami ve Hayat" olduğunu aktaran Arpaguş, bu temayı belirlemelerinin gerekçelerinden birinin de Mescid-i Nebevi örneğinden hareketle, mabet ile hayat arasındaki kopmaz bağı güçlendirmek olduğunu ifade etti. Camilerin kuşatıcı, kapsayıcı ve birleştirici yönüne vurgu yaptıklarını söyleyen Arpaguş, camilerde ve mescitlerde ramazan ayının manevi ağırlığına uygun olarak daha bir anlam kazanan vaazları, sohbetleri, mukabeleleri, Kur'an ve hadis derslerini önemli bir fırsat olarak gördüklerini kaydetti.
Gazze ve İslam Dünyasının Krizi
Gazze'de yaşanan insanlık dramının sadece bir coğrafyanın değil, İslam dünyasının uzun süredir içinde bulunduğu çok boyutlu krizin en acı tezahürlerinden biri olduğunun altını çizen Arpaguş, bu krizin askeri ve siyasi zayıflığın ötesinde, ahlaki, fikri ve vicdani bir dağınıklığın da sonucu olduğunu belirtti. "Dolayısıyla çözüm, köklü bir zihniyet değişimini ve duruş inşasını zorunlu kılmaktadır." diye konuşan Arpaguş, her şeyden önce İslam dünyasının ümmet bilincini yeniden ihya etmek mecburiyetinde olduğunu vurguladı.
Gazze'ye karşı duyarsız kalan bir kalbin, ümmet idrakini diri tutmasının mümkün olmadığını söyleyen Arpaguş, mezhep, etnik köken ve siyasi farklılıkları aşan bir kardeşlik zemini oluşturulması ve güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İslam ülkeleri arasında somut, sürdürülebilir ve ahlaki temelli ortak mekanizmalar kurulması çağrısında bulunan Arpaguş, ekonomik dayanışma, medya dili, insani yardım ve diplomasi alanlarında müşterek hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. "İslam dünyası, yeniden iman, ahlak, adalet ekseninde toparlanıp bir olduğunda, Gazze'nin yarası da bir asırdır kanayan ümmetin yarası da Allah'ın izniyle şifa bulacaktır." sözleriyle açıklamalarını tamamladı.