Diyarbakır'da STK'lar İsrail ve ABD'nin Saldırılarını Protesto Etti
Diyarbakır'da aralarında Memur-Sen'in de bulunduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşu, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin İslam coğrafyasını kana bulayan kanlı saldırılarını kitlesel bir basın açıklamasıyla protesto etti. Gösteride, Filistine Destek Platformu Diyarbakır İl Koordinatörü Ramazan Tekdemir, gözü dönmüş siyonistlerin sapkın hayalleri uğruna insanlığa savaş açtığını vurgulayarak, "Bu zalimler durdurulamazsa dünya eşi benzeri görülmemiş bir kaosa sürüklenecek." ifadelerini kullandı.
"İnsanlığa Karşı Suç İşleniyor"
Ortak açıklamayı okuyan Tekdemir, hiçbir hukuk ve ahlak tanımayan siyonistlerin sapkın inançları uğruna her yeri kana buladığını, bu durumun dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirtti. Tekdemir, "Gözü dönmüş, azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz." dedi.
Tekdemir, "İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz eser değiliz! Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak da değiliz! Siyonist rejim şunu bilsin ki; zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz." şeklinde konuştu.
Gazze, Lübnan ve İran'daki Vahşet
Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze'de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan'da ve İran'da ortaya konan yeni vahşetlerin insanlığı bir kez daha derinden sarstığına dikkat çekildi. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmamasının derin üzüntü yarattığı vurgulandı.
Ancak, bugün Diyarbakır'da olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz seslerinin umudu yeşerttiği ifade edildi.
"İşgal Edilen Toprakların Sahipleri Yok Edilmek İsteniyor"
Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail'in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırmasının tam bir vahşet ve açık bir hukuk ihlali olduğu belirtildi. "İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir." denildi.
Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı olmadığı, bu zulme imza atanlar ve sessiz kalanların muhakkak Hitler ile aynı akıbeti yaşayacağı kaydedildi. Ayrıca, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasının İslam'ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırı olduğu vurgulandı.
Küresel Direniş Çağrısı ve Sumud Filosu Desteği
Filistine Destek Platformu olarak; meşrep, mezhep, siyasi görüş, din ve dil ayrımı yapmaksızın küresel bir direniş hareketi başlatmakta her yönden ve her hususta zalim Siyonist rejim ile mücadele etmekte kararlı oldukları açıklandı. Bu bağlamda ikinci kez yola iki yüzü aşkın gemiyle çıkacak Sumud Filosu'na tam destek verildiği ilan edildi.
Basın açıklamasının ardından, İttihad-ı Ulema üyesi Hafız Müderris Ömer Akgül'ün öncülüğünde Filistin, Lübnan ve İran'da şehit edilenler için toplu dua yapıldı. Protesto, barışçıl bir şekilde sona erdi ve katılımcılar, insanlığa karşı işlenen suçlara karşı mücadelelerini sürdüreceklerini beyan etti.



