Feminist Hareketlerin Gazze ve Suriye'deki Sessizliği Eleştirildi
Turkuvaz Medya Grubu bünyesinde yayınlanan Lacivert dergisinin 133'üncü sayısı, "Kadın: Mağdur mu, tehdit mi, istisna mı?" başlıklı dosyasıyla okuyucularla buluştu. Sayının dikkat çeken bölümünde, KADEM Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, kadınların karşı karşıya kaldığı güncel sorunlara ve toplumsal algılara dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Küresel Krizler Kadınları Daha Fazla Etkiliyor
Bayraktar, küresel krizler, ekonomik dalgalanmalar ve savaşların kadınların yaşadığı eşitsizlikleri daha da derinleştirdiğine vurgu yaptı. Lacivert dergisine verdiği röportajda, kadınların güven, onur ve adalet içinde yaşayabildiği bir toplumsal düzen için yürütülen çalışmaları ve çözüm önerilerini detaylı bir şekilde anlattı.
Sümeyye Erdoğan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı: "Kadınlar her çağda ve toplumda çeşitli hak ihlallerine maruz kalmıştır. Savaşlar, göç dalgaları ve derinleşen yoksulluk, en çok kadınları ve kız çocuklarını etkiliyor. Örneğin kriz bölgelerinde kız çocuklarının eğitimden kopma oranı ciddi şekilde artıyor, erken evlilikler ve istismar riski yükseliyor."
Batı'nın İkiyüzlü Tutumu Eleştirildi
Bayraktar, feminist hareketin Batı'da kadın hakları açısından önemli kazanımlar getirdiğini kabul ederken, günümüzde feminizmin çeşitli küresel siyasi ajandaları kamufle etmek için sıkça kullanıldığını belirtti. Batı'nın ikiyüzlülüğüne dikkat çeken Bayraktar, şunları söyledi:
- Uzun yıllar boyunca PKK'lı kadın teröristler "özgürlük savaşçısı" olarak parlatıldı.
- Doğu toplumlarında başını açmak istediği için baskı gördüğü iddia edilen kadınlar hızlıca kahramanlaştırılabiliyor.
- Epstein skandallarında binlerce kız çocuğu ve kadının iğrenç istismarlara ve hatta cinayetlere kurban gitmesi, Batı'nın kendi halkları için de geçerli olan ikiyüzlülüğünün çarpıcı bir örneğidir.
Uluslararası Feminist Hareketlerin Sessizliği
Bayraktar'ın en dikkat çeken eleştirisi, uluslararası feminist hareketlerin Gazze ve Suriye'deki kadınların yaşadığı insani dram karşısındaki sessizliği oldu. "Uluslararası feminist hareketlerin pek çoğu, Gazze'de ve Suriye'de yıllardır kadınların yaşadığı insani dram karşısında sessiz kaldı" diyen Bayraktar, bu bölgelerdeki kadınların dayanışma ve güçlenme mücadelesinin evrensel insan hakları perspektifinden kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
KADEM'in ulusal ve uluslararası çalışmaları ve sosyal medya kampanyalarıyla Gazze, Suriye ve diğer bölgelerdeki kadınların deneyimlerini görünür kılmayı hedeflediğini belirten Bayraktar, Türkiye'de geçmişte ideolojik körlüklerle kendi tarih ve değerlerine mesafeli durulduğunu ifade etti. Bu süreçte yerli ve köklü rol modeller yerine çoğunlukla Batılı figürlerin öne çıkarıldığı bir anlatının hâkim olduğunu sözlerine ekledi.
Bayraktar, yerel değerlerin keşfedilmesi ve kadın hakları mücadelesinde daha kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Lacivert dergisinin bu sayısı, kadın hakları konusunda küresel ve yerel perspektifleri bir araya getirerek okuyuculara derinlemesine bir analiz sunuyor.



