Halfaya Camisi, Türk STK'ların Restorasyonuyla Hama'da İbadete Açıldı
Halfaya Camisi Hama'da İbadete Açıldı

Halfaya Camisi, Türk STK'ların Çabalarıyla Hama'da Yeniden İbadete Açıldı

Suriye'nin Hama kentinde, devrik Baas rejiminin saldırıları sırasında ciddi hasar gören tarihi Halfaya Camisi, Türk sivil toplum kuruluşlarının (STK) özverili çalışmaları sonucunda restore edilerek ibadete açıldı. Bu önemli proje, bölgedeki kültürel mirasın korunması ve dini yaşamın canlandırılması açısından büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.

Fetih Vakfı Öncülüğünde Gerçekleştirilen Restorasyon

Restorasyon çalışmaları, Fetih Vakfı'nın öncülüğünde yürütüldü ve caminin orijinal mimarisine sadık kalınarak hasarlı kısımlar titizlikle onarıldı. Açılış törenine katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, yaptığı konuşmada caminin açılışının sembolik anlamına dikkat çekti. Turan, Hama kentinde 1982 yılında yaşanan büyük katliamı hatırlatarak, "Şehid Hama'da bir cami açtık. Ama aslında bir hafızayı ayağa kaldırdık" ifadelerini kullandı.

Minarelerin Yeniden Ezanla Konuşması

Hasan Turan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Bu topraklarda bir zamanlar susturulmak istenen minareler, bugün yeniden ezanla konuşuyor. Yıkımın yerini dua, sessizliğin yerini secde alıyor." Bu ifadeler, caminin sadece fiziksel bir yapı olarak değil, aynı zamanda bölgedeki manevi ve tarihi değerlerin yeniden canlanmasının bir simgesi olduğunu vurguluyor.

Halfaya Camisi'nin ibadete açılması, Suriye'deki iç savaş sonrası dönemde Türkiye'nin bölgeye yönelik insani ve kültürel destek çabalarının somut bir örneğini teşkil ediyor. Proje, aşağıdaki noktaları öne çıkarıyor:

  • Kültürel mirasın korunması: Tarihi dini yapıların restorasyonuyla geçmişin izleri yaşatılıyor.
  • Toplumsal iyileşme: Caminin açılışı, bölge halkı için manevi bir destek ve umut kaynağı oluşturuyor.
  • Uluslararası iş birliği: Türk STK'larının Suriye'deki faaliyetleri, insani yardım ve kalkınma projelerine katkı sağlıyor.

Bu gelişme, Hama kentinde yaşanan acıların ardından barış ve normalleşme sürecine yönelik küçük ama anlamlı bir adım olarak görülüyor. Caminin yeniden hizmete girmesi, bölgedeki dini ve sosyal yaşamın canlanmasına katkıda bulunacak gibi duruyor.