İHH Başkanı Yıldırım'dan Çarpıcı Açıklama: Ölenler Hep Müslüman Çocuklar
İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı önemli bir paylaşımda, Müslüman coğrafyasında yaşanan savaşlar ve saldırılar sırasında hayatını kaybedenlerin büyük bir çoğunluğunun masum çocuklar olduğunu bir kez daha hatırlattı. Yıldırım, bu duruma dikkat çekmek için geçmişten günümüze birçok bölgeyi örnek gösterdi.
"Ölenler Hep Aynı: Müslüman Çocuklar"
Bülent Yıldırım, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Dün Bosna’da, Çeçenistan’da, Afganistan’da, Arakan’da, Doğu Türkistan’da, Suriye’de, Irak’ta… Bugün Sudan’da, Lübnan’da, Gazze’de ve İran’da. Ölenler hep aynı: Müslüman çocuklar." Yıldırım, bu sözleriyle, trajedinin sürekliliğine ve mağdurların değişmediğine vurgu yaptı.
Ortak İrade Eksikliği ve İslam Dünyasının Durumu
Yıldırım, dünyada bu katliamları durduracak ortak bir iradenin bulunmadığını da sert bir dille eleştirdi. "57 İslam ülkesi var. 1,8 milyar Müslüman var. Ama Gazze’de çocuklar ölürken dünyada bu katliamı durduracak ortak bir irade yok." şeklinde konuşan Yıldırım, İslam dünyasının gücüne rağmen etkisiz kalmasını sorguladı.
Mezhep Çatışmalarına Dikkat Çekti
ABD ve İsrail’in bombalarının şehirleri yerle bir ettiğini belirten Yıldırım, buna karşılık Müslümanların iç çatışmalarına da değindi. "Bombalar mezhep sormuyor. Ama biz birbirimize soruyoruz: ‘Şii misin? Sünni misin? Selefi misin? Sufi misin?’" ifadelerini kullanarak, mezhep, etnik ve kardeş kavgalarının birliği zayıflattığını vurguladı.
"Ya Birlik Olacağız Ya da Bedelini Ödeyeceğiz"
Bülent Yıldırım, emperyalist güçlerin İslam coğrafyasını adım adım parçaladığını belirtirken, acil bir birlik çağrısı yaptı. "Birlik yoksa güç yok. Birlik yoksa onur yok. Birlik yoksa gelecek yok. Ya zulme karşı birlik olacağız, ya da parçalanmışlığın bedelini ödemeye devam edeceğiz." diyerek, İslam dünyasının geleceği için birlik ve dayanışmanın hayati önem taşıdığını altını çizdi.
Yıldırım'ın bu açıklamaları, sosyal medyada geniş yankı bulurken, insani yardım çevrelerinden de destek gördü. Paylaşım, özellikle çocukların korunması ve Müslüman coğrafyasındaki barış çabalarına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.



