MSF Başkanı Gazze'deki İnsani Felaketi ve İsrail'in Yeni STK Politikasını Değerlendirdi
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Uluslararası Konsey Başkanı Christopher Lockyear, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, İsrail'in ateşkese rağmen devam eden saldırıları ve kısıtlamaları altındaki Gazze'deki son durumu ve İsrail'in uluslararası sivil toplum kuruluşlarına (STK) getirdiği yeni kayıt sistemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Gazze'deki İnsani Krizin Boyutları
Lockyear, Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da felaket boyutundaki insani durumun sürdüğünü vurguladı. "Gazze Şeridi'nin yüzde 80'i yıkıldı. 1,3 milyon insan acil barınmaya ihtiyaç duyuyor. Gazze'de 1,6 milyon kişi, yani nüfusun yüzde 76'sı, hala açlık kriziyle karşı karşıya." ifadelerini kullandı.
İnsani ihtiyaçların çok fazla olduğunu belirten Lockyear, yardım müdahalesinin azalmaması, aksine önemli ölçüde artırılması gerektiğinin altını çizdi. Kış koşullarının, Gazze'deki nüfusun kronik sağlık sorunlarını daha da kötüleştirdiğini hatırlattı.
Sağlık Sistemindeki Çöküş ve Salgın Tehlikesi
Lockyear, Gazze'de 4 bini çocuk olmak üzere 18 binden fazla kişinin tıbbi tahliyeyi beklediği bir süreçte bulaşıcı hastalıkların arttığını vurguladı. Kış şartları ile vahim barınma koşullarının birleşmesinin, Gazze Şeridi genelindeki felaket sağlık durumunu daha da kötüleştirdiğini ifade etti.
"Ateşkes yürürlüğe girdiğinden bu yana 500'den fazla Filistinli öldürüldü ve 1500'den fazlası yaralandı. Ateşkese rağmen Gazze'de insanlar öldürülmeye devam ediyor." diyen Lockyear, ateşkesin amacının daha fazla insani yardım getirmek olduğunu, ancak MSF'nin 2026 yılının başından bu yana hiçbir tıbbi malzeme veya uluslararası personel getiremediğini açıkladı.
İsrail'in Yeni STK Kayıt Sistemi ve Güvenlik Endişeleri
Lockyear, İsrail'in Gazze'de hizmet verecek uluslararası STK'lara yönelik getirdiği ve bu yıl yürürlüğe girecek yeni kayıt sistemine de değindi. İsrail hükümetiyle bir yıla yakındır bu konuda görüştüklerini söyleyen Lockyear, sistemin önemli bir sorun içerdiğini belirtti.
"Sorun şu ki İsrailli yetkililere personel listelerimizi vermemiz istendi. 1700'den fazla insani yardım çalışanının öldürüldüğünü unutmamalıyız, Gazze'de kendi personelimizden 15 kişi öldürüldü. Bu nedenle onların güvenliği konusunda son derece endişeliyiz." şeklinde konuştu.
Lockyear, bu durumun Gazze'ye insani yardımı azaltmak için bir bahaneden başka bir şey olmadığını savundu. "Bizim gibi kuruluşlar, insani yardım sağlamaya çalışmak ile personelimizin güvenliğini sağlamaya çalışmak arasında bir seçim yapmak zorunda bırakılıyor." ifadelerini kullandı.
MSF'nin Tutumu ve Müzakereler
Gerekli güvenceleri alamadıklarını vurgulayan Lockyear, "Mevcut koşullar altında personel listelerimizi İsrail yetkililerine vermeyeceğimizi söyledik ve bunun sonucunda operasyonlarımızı durdurmamız gerektiği söylendi." dedi.
Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'da insani yardım sağlamaya devam etmek istediklerinin altını çizen Lockyear, Gazze Şeridi'ndeki varlıklarını sürdürmenin ve müzakere etmenin bir yolunu bulmak için İsrailliler dahil çatışmanın tüm taraflarıyla görüşmeye devam edeceklerini aktardı.
MSF'nin personel listesinin paylaşılması ve kayıt işlemlerinin tamamlanabilmesi için kendilerine 60 gün süre verildiğini hatırlatan Lockyear, "Bunu yapmadık. Bu arada hala oradayız ve Gazze'deki tıbbi insani yardım faaliyetlerimize devam edebilmeyi umuyoruz." şeklinde konuştu.
Olası Sonuçlar ve Endişeler
Lockyear, MSF ve diğer insani yardım kuruluşlarının ayrılmasının etkisinin, Gazze'deki sağlık sisteminin daha da kötüleşmesine ve felaketin üzerine bir felaketin gelmesine yol açacağını bildirdi.
"Bunu yapmanın bir yolunu bulmak için İsrailli yetkililerle görüşmeye devam edeceğiz. MSF'nin Gazze'de yasaklanması riski çok büyük. Bundan çok endişeliyiz. İnsani yardım sağlamak veya personelimizin güvenliğini sağlamak arasında imkansız bir seçimle karşı karşıya kaldığımızı düşünüyoruz ve ihtiyacımız olan güvenceleri alamadık." ifadeleriyle sözlerini tamamladı.