İsrail'in İdam Yasasına Araç Konvoyuyla Büyük Tepki: 'Bu Irkçı Apartheid'dir'
İsrail'in İdam Yasasına Araç Konvoyuyla Büyük Tepki

İsrail'in İdam Kararına Türkiye'den Büyük Tepki: Yüzlerce Araçlık Konvoy Düzenlendi

İşgalci İsrail'in Filistinli tutsaklara yönelik hazırladığı idam yasa tasarısını onaylaması, Türkiye'de geniş yankı uyandıran bir tepkiyle karşılandı. İHH İnsani Yardım Vakfı, İsrail'in insanlık dışı politikalarına ve Filistin halkına yönelik saldırılarına dikkat çekmek amacıyla "Gazze İçin Araç Konvoyu" adı altında etkili bir eylem gerçekleştirdi.

Maltepe'den Fenerbahçe Stadı'na Uzanan Protesto

Maltepe Sahili'nde toplanan yüzlerce araç, Bağdat Caddesi güzergâhını takip ederek Fenerbahçe Stadı'na kadar ilerledi. Bu kitlesel gösteri, İsrail meclisinden geçirilen ve Filistinli tutsakların idam edilmesini öngören kararı protesto etmek amacıyla düzenlendi. Konvoy, halkın duyarlılığını ve uluslararası dayanışma çağrısını vurgulayan bir mesaj niteliği taşıdı.

İstanbul Genç İHH Başkanı'ndan Sert Açıklamalar

Eylem öncesinde konuşan İstanbul Genç İHH Başkanı Muaz Talha Demitaş, konuya ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı. Demitaş, "Bugün burada, tarihin en büyük soykırımlarından birine karşı insanlık haysiyetini savunmak için toplandık. Bu direniş sadece Müslümanların değil; New York'tan Tokyo'ya kadar meydanları dolduran tüm vicdan sahiplerinin ortak mücadelesidir" dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Demitaş, İsrail ve hamisi ABD'nin yürüttüğü sistematik saldırganlığın bölgeyi bir istikrarsızlık sarmalına sürüklediğini belirterek, Gazze'de açlığın bir silah olarak kullanıldığını ve on binlerce sivilin enkaz altında bırakıldığını vurguladı.

"Irkçı Apartheid Rejiminin Somut Tescili"

İsrail'in 30 Mart 2026 tarihinde onayladığı "Filistinli Esirlere İdam Cezası" yasasını eleştiren Demitaş, şu ifadeleri kullandı: "Bu yasa bir yargı kararı değil, kurumsallaşmış bir cinayet şebekesinin ilanıdır. Bu yasa sadece Filistinlilere uygulanmak üzere tasarlanmıştır. Aynı fiili işleyen bir Yahudi bu cezadan muaf tutulurken, Filistinlilerin hedef alınması 'ırkçı apartheid' rejiminin en somut tescilidir."

Demitaş, askeri mahkemelere oy birliği şartı aranmaksızın idam kararı verme yetkisi tanınmasını ve mahkumların af ile temyiz haklarının ellerinden alınmasını, evrensel hukuk ilkelerinin ve Cenevre Sözleşmeleri'nin açıkça çiğnenmesi olarak değerlendirdi.

Mescid-i Aksa'ya Yönelik Kısıtlamalara Tepki

İsrail'in Kurban Bayramı'ndaki Mescid-i Aksa tutumunu da eleştiren Demitaş, "Siyonist rejim, sadece canlara değil, inancımıza ve mukaddesatımıza da savaş açmıştır. 31 Mart 2026 itibarıyla Mescid-i Aksa, uydurma güvenlik gerekçeleriyle tam 32 gündür Müslümanların ibadetine tamamen kapatılmıştır" açıklamasında bulundu.

Demitaş, on yıllar sonra ilk kez Müslümanların ilk kıblelerinde Bayram namazı kılmasına engel olunmasını, sadece İslam dünyasına değil, tüm insanlığın inanç özgürlüğüne darbe vurulması olarak nitelendirdi.

Uluslararası Topluma Çağrı

Demitaş, başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm dünya devletlerini, bu yasayı "Savaş Suçu" olarak tanımaya ve diplomatik ile ekonomik yaptırımları derhal başlatmaya çağırdı. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve BM'yi, bu "yasal kılıflı cinayetleri" durdurmak için kağıt üzerindeki kınamaların ötesine geçmeye davet etti.

Son olarak Demitaş, "İslam coğrafyası küresel güçlerin enerji ve strateji oyun alanı değildir. Bizler, kutsallarımıza ve kardeşlerimize yönelik bu saldırganlık dalgasına karşı dimdik durmaya devam edeceğiz" diyerek kararlılığını vurguladı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması