Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya ve bazı internet haber sitelerinde yer alan ve kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki bir iddiaya karşı harekete geçti. 30 Aralık 2025 tarihinde yapılan resmi açıklamada, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda gerçekleşen terör saldırısının failinin tahliye edildiğine dair paylaşımların gerçeği yansıtmadığı duyuruldu.
Başsavcılıktan Kamuoyunu Aydınlatacak Açıklama
Başsavcılığın resmi X hesabı üzerinden yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların tamamen asılsız olduğu vurgulandı. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bir açıklama yapma zorunluluğu doğduğu belirtildi. Açıklamada, terör saldırısının yargılama sürecine ilişkin önemli detaylara da yer verildi.
İstanbul Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen terör saldırısının asıl planlayıcısı ve organizatörü konumundaki Djamel Slimani'nin tutukluluk halinin devam ettiği ifade edildi. Slimani hakkında mahkemece "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan verilen hüküm kapsamında, toplam 2.103 yıl 132 ay hapis cezası verildiği kamuoyu ile paylaşıldı.
Yalan Haber Paylaşanlara Yönelik Hukuki Süreç Başlatıldı
Başsavcılık, gerçeği yansıtmayan bu tür paylaşımların toplumda infial oluşturmayı amaçladığını ve yargı süreçlerini çarpıtarak terörle mücadele konusundaki hassasiyeti zedelediğini kaydetti. Bu kapsamda, söz konusu asılsız iddiaları paylaşanlar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca soruşturma başlatıldı.
"Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu kapsamında resen başlatılan soruşturma için, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne gerekli talimatların verildiği açıklandı. Bu adım, dijital platformlarda yayılan dezenformasyonla mücadelede yargının kararlılığını ortaya koyuyor.
Yargının Kararlı Duruşu ve Kamuoyuna Çağrı
Olay, sosyal medya ve internet haber sitelerinde hızla yayılan yanlış bilginin, yargı süreçleri üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkiye karşı alınan proaktif bir önlem niteliği taşıyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, açıklamasını "Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur" ifadesiyle tamamlayarak, vatandaşları bilgi kaynaklarını doğrulamaya davet etmiş oldu.
Bu gelişme, özellikle terör ve güvenlik gibi hassas konularda, doğrulanmamış bilgilerin paylaşılmasının ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililer, benzer asılsız iddialara ilişkin soruşturma süreçlerinin titizlikle yürütüleceğinin sinyalini verdi.