AYM, ABD'ye İade Kararında 'Çocuğun Üstün Yararı' İhlal Edildiğine Hükmetti
AYM: Çocuğun İadesinde Hak İhlali Var

Anayasa Mahkemesi'nden Çocuk İadesi Kararına Tarihi Müdahale

Anayasa Mahkemesi (AYM), annesi Türkiye'de ikamet eden bir çocuğun, babasının bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri'ne iadesine ilişkin yerel mahkeme kararını "hak ihlali" olarak değerlendirdi. Yüksek Mahkeme, söz konusu kararda "çocuğun üstün yararı" ilkesinin ve "aile hayatına saygı hakkının" ihlal edildiğine hükmederek, önemli bir içtihat oluşturdu.

Olayın Arka Planı ve Yargı Süreci

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, S.D.N. isimli anne ile Almanya vatandaşı M.N. 2016 yılında evlenerek ABD'de yaşamaya başladı. Çiftin bu evlilikten 2017 yılında bir çocukları dünyaya geldi. Anne S.D.N.'nin eşiyle yaşadığı sorunların ardından 2023 yılında çocuğuyla birlikte Türkiye'ye dönmesi üzerine, baba M.N. müşterek çocuklarının kayıtlı adresinin bulunduğu ABD'ye iadesi için Türk makamlarına başvuruda bulundu.

Açılan davada anne S.D.N., babanın reçeteyle satılan bir uyuşturucu madde kullandığını, şiddet eğilimi gösterdiğini ve akciğer kanseri olduğunu ileri sürerek iade talebinin reddedilmesini talep etti. Ancak aile mahkemesi, yapılan görüşmede çocuğun "babasıyla Türkiye'ye gelmesi halinde görüşmek istediğini" ifade etmesi üzerine, mutat adresinin bulunduğu ABD'ye iadesine karar verdi.

AYM'nin Detaylı Gerekçesi ve Hukuki Analiz

Yerel mahkeme kararının temyiz incelemesinde de reddedilmesi üzerine anne S.D.N., bireysel başvuru yoluna giderek AYM'ye başvurdu. Yüksek Mahkeme'nin titiz incelemesi sonucunda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan "aile hayatına saygı hakkının" ihlal edildiği tespit edildi. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için karar örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedildi.

Karar gerekçesinde, her çocuğun ebeveyni ile doğrudan ve düzenli kişisel ilişki kurma hakkına sahip olduğu vurgulanırken, Lahey Sözleşmesi uyarınca çocukların istisnai şartlar bulunmadıkça mutat meskenlerine iadesinin zorunlu olduğu hatırlatıldı. Bu istisnalardan birinin "çocuğun psikolojik ve fiziksel zarar riskine sokulması" olduğuna dikkat çekildi.

AYM, ebeveyn ve çocuk arasındaki aile yaşamının tesisinde dikkate alınması gereken temel unsurun çocuğun üstün yararı olduğunu belirtti. Anneye bağımlılık çağındaki çocukların anneden koparılmasının olumsuz etkiler doğurabileceği ifade edilirken, başvuruya konu çocuğun Türkiye'ye uyum sağladığı ve babasıyla yaptığı görüntülü görüşmelerde "ABD'ye gitmek istemediğini" açıkça söylediği kaydedildi.

Yerel Mahkemenin Eksik Değerlendirmesi

Kararda özellikle vurgulanan bir diğer nokta, yerel mahkemenin anne S.D.N.'nin babanın uyuşturucu madde kullanımına ilişkin iddialarını yeterince değerlendirmeden karar vermesi oldu. AYM, bu durumun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan "aile hayatına saygı hakkının" ihlali anlamına geldiğini hükme bağladı. Mahkeme, çocuğun üstün yararının her türlü yargılama sürecinde öncelikli olarak gözetilmesi gerektiğini bir kez daha teyit etmiş oldu.