Elazığ Mahkemesinden Davalıya İlanen Tebliğ Kararı
Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, görülmekte olan bir kamulaştırma davası kapsamında önemli bir tebliğ kararı aldı. Mahkeme, davalı Kudret Barutçu'nun açık adresinin tespit edilememesi ve kendisine herhangi bir tebliğin yapılamaması nedeniyle, yasal süreçleri ilanen duyurma yoluna gitti.
Davanın Tarafları ve Konusu
Dava, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ)'nin davacı olduğu bir kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasıdır. Davalılar arasında ise Abdurrahim Sa ve Kıymet Kaya yer alıyor. Ancak, esas dikkat çeken nokta, TC kimlik numarası 16789956438 olan ve Selahattin ile Pakize'den doğan 2 Mart 1972 doğumlu Kudret Barutçu'nun durumu oldu.
İlanen Tebliğin Nedeni ve İçeriği
Mahkeme, Kudret Barutçu'nun açık adresinin tespit edilemediğini ve bu nedenle kendisine yapılması gereken tebliğlerin gerçekleştirilemediğini belirtti. Bu durum üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri doğrultusunda ilanen tebliğ kararı verildi. Tebliğde, Barutçu'nun 7 Mayıs 2026 tarihinde saat 09:04'te mahkeme duruşma salonunda hazır bulunması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca, dava dilekçesi ve bilirkişi raporlarına karşı iki haftalık kesin bir süre içerisinde cevap ve delillerini iki suret halinde bildirmesi istendi. HMK'nın 194. maddesi uyarınca, hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğinin açıklanması da talep edildi. Bu süreye uyulmaması halinde, davacı tarafın iddialarının inkar edilmiş sayılacağı belirtildi.
Yasal Süreç ve Önemi
Bu ilanen tebliğ, dava dilekçesi tebliği yerine geçmek üzere yayınlandı ve #ilan.gov.tr platformunda Basın No: ILN02421754 ile kayıt altına alındı. Mahkeme, adaletin sağlanması ve tarafların haklarının korunması amacıyla, bu tür durumlarda ilanen tebliğ yöntemine başvurarak, yargı sürecinin aksamamasını hedefliyor. Kamulaştırma davaları, özellikle devlet projeleri ve altyapı çalışmaları açısından büyük önem taşıyor ve bu tebliğ, yasal süreçlerin şeffaf bir şekilde işlemesine katkı sağlıyor.
Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bu kararı, benzer davalarda adres tespiti sorunları yaşandığında başvurulan yaygın bir yöntemi yansıtıyor. İlgili tarafların, belirtilen tarih ve saatte mahkemede hazır bulunmaları veya yasal süreçlere uymaları, davaların sağlıklı bir şekilde sonuçlanması için kritik öneme sahip.
