Emekli Savcı Demir: Mahkeme Salonları Siyasi Propaganda Alanı Değildir
Emekli Savcı: Mahkeme Salonları Propaganda Alanı Değil

Emekli Savcı Demir'den Yargı Uyarısı: Mahkeme Salonları Miting Meydanı Değildir

Emekli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, Türkiye'deki yargı süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Demir, bazı davalarda mahkeme salonlarının hukuk sahası olmaktan çıkarılarak siyaset meydanına dönüştürülmeye çalışıldığını belirtti.

Ceza Yargılamasının Tek Amacı Gerçeği Ortaya Çıkarmaktır

Demir, bir ceza yargılamasının temel amacının kamuoyu oluşturmak, siyasi propaganda yapmak veya mahkeme heyetini baskı altına almak olmadığını vurguladı. Ceza yargılamasının tek ve asıl amacının gerçeği ortaya çıkarmak ve hukuku uygulamak olduğunu ifade etti.

Hâkim ve savcıların herhangi bir siyasi görüşe, partiye veya zümreye uygulamalarını beğendirme mecburiyetleri bulunmadığını kaydeden Demir, "Hâkim ve savcıların tek bağlı oldukları merci kanundur. Onların sorumluluğu kamuoyunun alkışını almak değil, hukukun emrettiği usulü eksiksiz uygulamaktır" dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Usul Adaletin Temel Taşıdır

Ceza yargılamasının en temel unsurlarından birinin usul olduğunu belirten Demir, hukukta adaletin çoğu zaman doğru usulün uygulanmasıyla ortaya çıktığını söyledi. Toplumun geniş kesimlerinin ceza muhakemesi usulü hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade eden Demir, kamuoyunun bir duruşmanın teknik prosedürlerine ikna olup olmamasının hukuk açısından belirleyici bir kriter olmadığını vurguladı.

CMK 203. Madde Eksiksiz Uygulanmalı

Son dönemdeki yüksek profilli davalarda görülen önemli bir soruna dikkat çeken Demir, sanıkların duruşma salonlarını savunma alanı olmaktan çıkarıp siyasi propaganda alanına dönüştürmeye çalıştıklarını belirtti. "Mahkeme salonu miting meydanı değildir. Duruşma, siyasi mesaj verilmesi için değil; delillerin tartışılması ve hukuki savunmanın yapılması için vardır" ifadelerini kullandı.

Demir, yargı makamlarının bu konuda en küçük bir tereddüt göstermemesi gerektiğini vurgulayarak şu uyarılarda bulundu:

  • Sanık duruşma düzenini bozuyorsa
  • Mahkeme heyeti üzerinde siyasi veya psikolojik baskı kurmaya çalışıyorsa
  • Yargılamayı sabote etmeye yöneliyorsa

Bu durumlara kesin ve kararlı şekilde müdahale edilmesi gerektiğini belirten Demir, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 203. maddesinin bu konuda oldukça açık olduğunu kaydetti.

Mahkeme Otoritesi Korunmalı

CMK'nın 203. maddesinin mahkeme başkanına geniş yetkiler tanıdığını hatırlatan Demir, bu maddeye göre:

  1. Duruşmanın düzenini bozan kişiler uyarılabilir
  2. Gerekli görülürse duruşmadan çıkarılabilir
  3. Duruşmaya ara verilebilir

Bu yetkilerin mahkeme otoritesini korumak ve yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlamak için verildiğini belirten Demir, duruşma salonunda kim olursa olsun mahkeme düzeninin bozulmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Hukuk devleti olmanın gereğinin mahkeme heyetinin kimden gelirse gelsin baskıya boyun eğmemesi ve kim olursa olsun kuralları uygulaması olduğunu ifade eden Demir, "Adalet, kişilerle değil kurallarla işler" dedi.

Yargının Büyük Sınavı

Demir, bugün yargının önündeki en büyük sınavlardan birinin mahkeme salonlarını siyasi gösteri alanına dönüştürmeye çalışanlara karşı hukukun otoritesini kararlılıkla korumak olduğunu belirtti. Duruşma düzeni bozulduğunda CMK 203'ün eksiksiz uygulanması gerektiğini vurgulayan Demir, gerekirse duruşmaya ara verilmesi, gerekirse düzeni bozan sanığın salondan çıkarılması gerektiğini söyledi.

Son olarak Demir, "Yargı, kamuoyunu memnun etmek için değil; hukuku uygulamak için vardır" diyerek sözlerini tamamladı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması