İmamoğlu Davasında Sahte Basın Kartı Skandalı: Şüpheli Tutuklanma Talebiyle Hakim Karşısında
İstanbul'da görülen "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının duruşmasında, sahte basın kartı kullanarak salon içinde görüntü çektiği tespit edilen şüpheli E.Y.T., gözaltına alınmasının ardından tutuklanma talebiyle hakimliğe sevk edildi. Olay, dün Marmara Ceza İnfaz Kurumları'ndaki 1 nolu salonda gerçekleşen duruşma sırasında yaşandı.
Sahte Kartla Duruşmaya Giriş ve Sosyal Medya Paylaşımı
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü duruşmada, jandarma personelinin gözükeceği şekilde fotoğraf çekimi yapan ve gerçeğe aykırı olduğu değerlendirilen bir basın kartı kullanan E.Y.T., yetkililerce tespit edilerek gözaltına alındı. Şüphelinin, üzerinde kendi adına düzenlenmiş sahte basın kartıyla duruşmaya girdiği ve çektiği resimleri aynı gün kendisine ait Instagram hesabından paylaştığı belirlendi.
Savcılığın sevk yazısında, şüphelinin söz konusu kartı alabilecek kişilerden olmadığı, jandarmaya ibraz ettiği kartın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenmediği vurgulandı. Ayrıca, şüphelinin bu şekilde basın kartı sahibi olmadan sahte belge ve cep telefonuyla duruşmaya katıldığı, salondan kamu görevlilerinin de içinde bulunduğu fotoğraflar çekerek sosyal medyası üzerinden yayımladığının tespit edildiği kaydedildi.
Tutuklama Talebi ve Yasal Süreç
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adalet Sarayı'na getirilen E.Y.T., savcılıkta ifadesinin alınması sonrasında "resmi belgede sahtecilik" ve "özel hayatın gizliliğini ihlal etme" suçlarından tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildiği ifade edildi.
Duruşma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumları'ndaki 1 nolu salonda görülmüştü. Şüphelinin eylemleri, duruşma salonunun güvenliğini ve mahremiyetini ihlal etmesi nedeniyle ciddi yasal sonuçlar doğurdu. Yetkililer, olayın basın etiği ve yargı süreçlerinin gizliliği açısından önemli bir ihlal olduğuna dikkat çekti.
Bu gelişme, yargılamalar sırasında güvenlik önlemlerinin ve basın erişiminin düzenlenmesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Şüphelinin tutuklama talebiyle hakim önüne çıkarılması, benzer ihlallerin önlenmesi adına caydırıcı bir adım olarak değerlendiriliyor.



