Savcılar Arasındaki Sosyal Medya Polemiğinde Kovuşturmaya Yer Yok Kararı
Savcılar Arası Sosyal Medya Tartışmasında Kovuşturma Yok

Savcılar Arası Sosyal Medya Tartışmasında Kovuşturma Kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu, Zonguldak Cumhuriyet Savcısı Erkal Kocabıçak ile Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin arasında sosyal medya üzerinden yaşanan tartışma nedeniyle yürütülen soruşturmada, kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi. Kararda, ifadelerin hakaret ve tehdit suçlarının yasal unsurlarını oluşturmadığı belirtildi.

Soruşturmanın Başlangıcı ve İnceleme Süreci

Soruşturma, Zonguldak Cumhuriyet Savcısı Erkal Kocabıçak'ın şikayeti üzerine, Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin hakkında "yazılı iletiyle hakaret ve tehdit" suçlamasıyla başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, tarafların Facebook üzerinden yaptığı yorumlar ve karşılıklı yazışmalar detaylı bir şekilde incelendi.

Müşteki Kocabıçak, kendisine yönelik ifadelerin görevinden dolayı hakaret ve tehdit içerdiğini iddia etti. Savcı Engin ise savunmasında, paylaşımların eleştiri kapsamında olduğunu, tehdit veya hakaret kastı bulunmadığını ve ifadelerin bağlamından koparılmaması gerektiğini vurguladı.

Yazışmaların Bütüncül Değerlendirilmesi

Savcılık, yazışmaların bütünlüğü, bağlamı ve kronolojik akışını dikkate alarak kapsamlı bir değerlendirme yaptı. "Ne diyorsun lan sen", "yüreğin yetiyorsa çık karşıma", "hesap vereceksin, burada değil yetkili makamlar önünde" gibi ifadelerin, tek tek ve bütüncül olarak incelendiğinde somut bir fiil veya olgu isnadı içermediği tespit edildi.

Kararda, bu sözlerin hukuki zeminde hesap sorulmasına işaret ettiği, fiziki ya da hukuka aykırı bir meydan okuma anlamı taşımadığı belirtildi. Ayrıca, sözlerin kaba ve rahatsız edici eleştiri sınırında kaldığı, somut bir tehdit veya onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek boyuta ulaşmadığı vurgulandı.

Hakaret ve Tehdit Suçlarının Unsurları

Savcılık değerlendirmesinde, hakaret suçunun oluşabilmesi için onur, şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte somut isnat ya da sövme bulunması gerektiği hatırlatıldı. Dosya kapsamındaki ifadelerin ise kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri mahiyetinde kaldığı kaydedildi.

Tehdit suçuna ilişkin olarak da, mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına yönelik ciddi ve somut bir tehlike doğuracak nitelikte söz veya davranışın bulunmadığı sonucuna varıldı. Bu nedenle, tehdit suçunun unsurlarını oluşturacak açıklık ve ağırlıkta olmadığı tespit edildi.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu, yapılan tüm incelemeler ve değerlendirmeler ışığında, savcı Yavuz Engin hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi. Bu karar, sosyal medya üzerinden yapılan tartışmaların hukuki çerçevede nasıl değerlendirileceğine dair önemli bir örnek teşkil etti.

Savcılar arasında yaşanan bu sert tartışmanın yargıya taşınması ve sonuçlanması, meslektaşlar arasındaki iletişimde dikkat edilmesi gereken sınırları da gözler önüne serdi. Karar, sosyal medya paylaşımlarının bağlamı ve bütünlüğü dikkate alınarak değerlendirilmesinin önemini bir kez daha vurgulamış oldu.