Yargıtay Emekli Maaşı Haczinde Kritik Karar: Aynı Gün Verilen İzin Geçersiz
Yargıtay'dan Emekli Maaşı Haczi İçin Önemli Karar

Yargıtay, emekli maaşlarının haczedilmesi sürecinde alacaklıların sıkça başvurduğu bir yolu geçersiz sayarak önemli bir karara imza attı. 12 Ocak 2026 tarihinde duyurulan karara göre, borçlunun aynı gün ve aynı dilekçede hem borcu kabul edip hem de haciz izni vermesi, hukuken geçerli bir işlem sayılmıyor.

Yargıtay'ın Gerekçesi ve Hukuki Dayanak

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kararının gerekçesini net bir şekilde ortaya koydu. Hukuk sisteminde, bir haciz işleminin yapılabilmesi için öncelikle icra takibinin kesinleşmiş olması gerekiyor. Yani, önce takip süreci tamamlanmalı, ardından haciz talebi gündeme gelmeli. Eğer bu iki işlem aynı anda yapılırsa, borçlunun verdiği izin 'önceden verilmiş izin' statüsünde değerlendiriliyor ve bu durum geçerliliğini ortadan kaldırıyor.

Somut Olayda Yaşananlar

Karara konu olan davada, borçlunun vekili, müvekkili aleyhine bir icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını belirtti. Borçlu, yani emekli, haciz korkusuyla PTT şubesine giderek tebligatı elden aldı. Aynı gün içinde icra müdürlüğüne verdiği bir dilekçeyle, yasal sürelerden feragat ederek, emekli maaşının tamamının haczedilmesine onay verdi.

Ancak borçlu vekili, bu onayın (muvafakatin) hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etti. Davalı alacaklı taraf ise bu şikayetin reddini istedi.

Mahkeme Süreçleri ve Nihai Karar

İlk derece mahkemesi, yapılan incelemede, borçlunun onay verdiği tarihte icra takibinin henüz kesinleşmediğine dikkat çekti. Bu nedenle, takip kesinleşmeden emekli maaşından kesinti yapılmasına izin veren bu onay belgesinin geçerli olamayacağına hükmetti ve haczin kaldırılmasına karar verdi.

Bu karara itiraz eden davalı alacaklı, istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf talebini kabul ederek 'maaşa haciz konulabilir' yönünde görüş bildirdi. Ancak tartışma nihai olarak Yargıtay'a taşındı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, son noktayı koydu. İlk derece mahkemesinin kararını onaylayarak, icra takibi kesinleşmeden ve özellikle de aynı gün içinde verilen haciz izninin geçersiz olduğunu teyit etti. Karar, 1 İçtihat Bülteni Uygulaması'nda da yerini aldı.

Kararın Önemi ve Olası Sonuçları

Bu karar, özellikle emekliler gibi düzenli ancak sınırlı gelire sahip kişileri korumaya yönelik önemli bir emsal teşkil ediyor. Alacaklıların, borçluları baskı altında veya hukuki süreçler konusunda yeterince bilgilendirmeden hızlı bir onay almaya çalışmasının önüne geçiyor.

Karar, şu hususların altını çiziyor:

  • Haciz, ancak kesinleşmiş bir icra takibinin ardından talep edilebilir.
  • Borç kabulü ve haciz izni gibi farklı hukuki sonuçlar doğuran iradelerin aynı anda açıklanması sakıncalıdır.
  • Borçlular, kendilerine tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı yasal sürelerini kullanma hakkına sahiptir ve bu hakka yönelik feragatlerin çok açık ve bilinçli olması gerekir.

Yargıtay'ın bu içtihadı, benzer durumdaki birçok kişi için başvuru kaynağı olacak ve icra dairelerinin uygulamalarında da düzeltici bir rol oynayacak gibi görünüyor.