Başkent Ankara'da günlerdir devam eden ve yaklaşık 6 milyon kişiyi mağdur eden su krizi, siyasi gerilimi de beraberinde getirdi. Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, yaşanan sıkıntılarla ilgili olarak hem özür diledi hem de kendisine yönelik eleştirilerde bulunanları dava etmekle tehdit etti.
Basın Toplantısında Çelişkili Açıklamalar
Mansur Yavaş, düzenlediği basın toplantısında, şehirde su kesintileri olduğu yönündeki iddiaları reddetti ve kendisine karşı bir 'algı operasyonu' yürütüldüğünü savundu. Yavaş, suların aktığını iddia etmesine rağmen, vatandaşların yaşadığı sıkıntılar nedeniyle özür dilemekten de geri durmadı.
Yavaş, yaptığı açıklamada, 'Elimizden gelen her şeyi yapmamıza, hatamız da olmamasına rağmen sıkıntı yaşandı' ifadelerini kullandı. Ardından, 'Hemşerilerimizden, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) ve şahsım adına özür diliyorum' diyerek resmi bir özür beyanında bulundu.
Eleştirenlere Dava Tehdidi
Özürünün hemen ardından, Başkan Yavaş'ın tonu değişti. Günlerce susuz kalan ve bu nedenle kendisini eleştiren kişilere yönelik sert bir uyarıda bulundu. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre Yavaş, yaptığı açıklamada, eleştirileri dezenformasyon olarak nitelendirdi.
'O konuşan insanlar, ilçe yöneticileri dahil kimin ne kadar su kullandığını görüyoruz' diyen Yavaş, 'Hepsini dezenformasyondan dolayı savcılığa vereceğiz' şeklinde konuşarak açıkça dava tehdidinde bulundu. Bu ifadeler, su krizi tartışmalarını yeni bir boyuta taşıdı.
Krizin Ardındaki Gerçekler ve Tepkiler
Yaşananlar, Başkent'teki altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme getirdi. Vatandaşlar, suyun olmaması nedeniyle günlük hayatın durma noktasına geldiğini belirtirken, muhalif siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları, yönetimin krizi hafife aldığını ve çözüm üretmekte yetersiz kaldığını öne sürüyor.
Mansur Yavaş'ın bir yandan özür dileyip diğer yandan eleştirenleri susturmakla tehdit etmesi ise siyasi çevrelerde geniş yankı buldu. Bu durum, kriz yönetimindeki tutarsızlıklar olarak yorumlanırken, 6 milyonluk şehrin temel ihtiyacı olan suya erişim sorununun ne zaman çözüleceği belirsizliğini koruyor.