Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, katıldığı bir televizyon programında mevcut başkan Mansur Yavaş ve ekibini ağır suçlamalarla hedef aldı. Gökçek, elindeki belgeleri kamuoyuyla paylaşarak Yavaş yönetimini ihalelere fesat karıştırmak ve 183 milyon liralık bir vurgun yapmakla suçladı.
Hıdırlıktepe Projesinde İhale Skandalı İddiası
Gökçek'in en çarpıcı iddialarından biri, Hıdırlıktepe rekreasyon alanı projesiyle ilgili oldu. Eski belediye başkanı, bu projede usulsüzlük yapıldığını ve Sayıştay raporlarının bunu açıkça ortaya koyduğunu savundu. 15 ayrı ihalenin 12 Eylül 2024 tarihinden önce, yani ihale süreci tamamlanmadan yapıldığını öne sürdü.
"İhaleye tam anlamıyla fesat karıştırılmış" diyen Gökçek, Sayıştay'ın tespitlerine atıfta bulunarak rakamlar verdi. Rapora göre, delgi işleminin birim fiyatı 650 lira olması gerekirken, ihalenin 7 bin 950 liradan yapıldığını ve sadece bu kalemden 40 milyon liralık bir zarar oluştuğunu iddia etti. Toplamda 7 kalemde 183 milyon liralık bir vurgunun söz konusu olduğunu ve bu paranın seçim hazırlıkları için kullanıldığı kanaatinde olduğunu belirtti.
Tarih Çelişkisi ve Şeffaflık Eleştirisi
Melih Gökçek, Mansur Yavaş'ın sosyal medya paylaşımları ile resmi belgeler arasında büyük bir çelişki olduğunu vurguladı. Yavaş'ın 21 Ağustos 2023'te "Hıdırlıktepe rekreasyon alanı bu yıl hizmetinizde" şeklinde tweet attığını, belediye sitesinde de 22 Ağustos 2023'te "yapım başladı" denildiğini hatırlattı. Ancak Sayıştay raporunun, proje protokolünün 12 Eylül 2024'te imzalandığını gösterdiğini söyledi. Gökçek, "2024'te sözleşme yapıyorsun ama 2023'te 'yapımına başladı' diye tweet atıyorsun. Burada köküne kadar ihaleye fesat var" ifadelerini kullandı.
Şeffaflık vaadini de eleştiren Gökçek, Yavaş yönetimine yazılı olarak 15 soru yönelttiğini, otopark gelirleri ve şirket giderleri gibi konularda bilgi talep ettiğini ancak 15 cevabın tamamında 'ticari sır' gerekçesiyle bilgi verilmediğini aktardı. Bu durumu, yönetimin şeffaflık iddiasıyla çelişen bir tutum olarak değerlendirdi.
Kişisel Konular ve Diğer Suçlamalar
Gökçek, kişisel bir mesele olarak, tahliye ettiği konutun bedelinin kendisine ödenmemesinden şikayetçi oldu. Mahkeme kararına uyarak Ağustos ayında evi boşalttıklarını, ancak belediyenin güncel rayiç bedeli ve yasal faizi ödemediğini söyledi. "Paramı ver, çıkayım. Hem paramı vermiyor hem 'çıkacaksın' diyor" diyerek tepki gösterdi.
Belediye bütçesiyle kendisine mobilya alındığı iddialarına da yanıt veren Gökçek, bu iddiaların tamamen asılsız olduğunu, elinde ilgili mobilyanın 2021'de Özel Kalem'e teslim edildiğine dair tutanak bulunduğunu belirtti. Bu konuda iftira atıldığını öne sürerek Ocak ayı içinde dava açacağını duyurdu.
Ankapark ile ilgili tartışmalara da değinen Gökçek, parkın bakımsız bırakıldığını savundu. Parkın büyük bir kısmının yeşil alan olduğunu, dinozor bölümünün sadece 20 bin metrekarelik bir alanı kapladığını ve 6 aylık bir tamiratla eski haline dönebileceğini ifade etti.
Son olarak, Mansur Yavaş'ın vaatlerini yerine getirmediğini iddia ederek eleştirilerini sıraladı: 58 kilometre metro vaadine karşın hiçbir yeni hat yapılmadığını, suyu ucuzlatma sözünün aksine Türkiye'nin en pahalı sularından birinin Ankara'da içildiğini, Ankapark'ın hala açılmadığını ve teleferik tamiratına harcanan 56 milyon liraya rağmen sistemin kapalı olduğunu söyledi. Altyapı yetersizliği nedeniyle her yağmurda sel yaşandığını ve bu durumun can kayıplarına yol açtığını vurgulayarak, "Bu bir cinayettir" ifadesini kullandı.