Üçüncü Dünya Savaşı Tartışmaları: Tarihten Günümüze Liderlerin Uyarıları
Takvimler 2 Eylül 1939'u gösterdiğinde, Türk basını İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcını manşetlerine taşımıştı. İkdam "Avrupa'da Harp Başladı", Cumhuriyet ise "Nihayet Harb Başladı" ifadeleriyle okuyucularını bilgilendirmişti. Vakit gazetesi "Almanya – Polonya Harbi Başladı" başlığını atarken, Son Posta "Yeni Dünya Harbi" manşetiyle çıkmıştı. Savaşın sona erişi ise 15 Ağustos 1945 tarihli Akşam gazetesinde "İkinci Dünya Harbi Dün Gece Saat İkide Bitti" haberiyle duyurulmuştu.
Günümüzde Üçüncü Dünya Savaşı İddiaları
Son on yıla baktığımızda, küresel aktörlerin bu defa Üçüncü Dünya Savaşı'nın başladığı yönünde açıklamalar yaptığını görüyoruz. İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, 21 Ağustos 2015'te terörizmin Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika'da üçüncü dünya savaşını başlatma hedefinde olduğunu ifade etmişti.
Türkiye'den Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Ekim 2018'de "3. Dünya Savaşı çoktan başlamıştır diyebiliriz" açıklamasında bulunurken, İngiltere Genelkurmay Başkanı Kasım 2020'de Covid-19'un dünyadaki belirsizlik ortamını artırarak üçüncü dünya savaşı riskini yükselttiğini belirtmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Trajik Başlangıç Uyarısı
"Dünya Beşten Büyüktür" sözleriyle Birleşmiş Milletler'in yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021 yılında yayımlanan "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" kitabında insanlığın küresel savaşa doğru koşar adım ilerlediğine dikkat çekmişti. Erdoğan, bu durumu "trajik bir başlangıç" olarak nitelendirmişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Mart 2022'de "Üçüncü Dünya Savaşı nükleer silahların kullanılacağı yıkıcı bir savaş olacak" ifadelerini kullanırken, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Ekim 2023'te "İçinde bulunduğumuz konjonktürden ya daha büyük bir savaşa ya da daha büyük bir barışa gideceğiz" diyerek uyarıda bulunmuştu.
Hibrit Savaş ve İttifakların Oluşumu
Eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Temmuz 2024'te "3. Dünya Savaşı bir bakıma başladı. Savaş dediğimiz şey 3 aşamadan oluşur, şu anda hazırlık safhasındayız" açıklamasını yapmıştı. Akar, Şubat 2024'te "hibrit savaş" kavramına vurgu yaparak artık savaş ilanlarının olmadığını, Aralık 2024'te ise ittifakların kurulmaya çalışıldığı bir Üçüncü Dünya Savaşı ortamına girildiğini ifade etmişti.
BM Genel Sekreteri'nin Gazze'ye alınmamasını değerlendiren Numan Kurtulmuş, Kasım 2024'te "BM çöp tenekesine atıldı, 3. Büyük çatışmanın ayak sesleri" yorumunda bulunmuştu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Haziran 2025'te Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin arttığından endişe duyduğunu belirtmişti.
Venezuela Krizi ve Savaş Esiri İlanı
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, Eylül 2025'te Papa Franciscus'un kendisine "Üçüncü Dünya Savaşı çoktan başladı" dediğini aktarmıştı. Maduro, ABD tarafından tutuklandıktan sonra kendisini "savaş esiri" olarak tanımlamıştı.
Ukrayna'nın Birleşik Krallık Büyükelçisi ve Eski Genelkurmay Başkanı Valeri Zalujni, Kasım 2024'te Rusya-Ukrayna Savaşı'nın boyut değiştirdiğini ve Dünya Savaşı'nın başladığını ifade etmişti. Rus stratejist Aleksandr Dugin ise Mart 2024'te "Üçüncü Dünya Savaşı başladı ve şu an ilk aşamasındayız" demiş, Maduro'nun tutuklanmasını "3. Dünya Savaşı bu gün itibarıyla başlamıştır" sözleriyle değerlendirmişti.
Avrupa'nın Güvenlik Endişeleri
Donald Trump, 2023'te Washington'da "savaş yanlısı" bir düzen olduğunu öne sürerek "3. Dünya Savaşı hiç bu kadar yakın olmamıştı" açıklamasında bulunmuştu. 2024 başkanlık münazarasında hem Trump hem Joe Biden birbirlerini Üçüncü Dünya Savaşı çıkarmakla suçlamışlardı.
Alman Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock 2023'te "Rusya'ya karşı savaştayız" ifadesini kullanmış, Ukrayna'ya Alman Leopard tanklarının gönderilmesiyle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez Alman tankları Rus Ordusu'yla karşı karşıya gelmişti.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Nisan 2024'te Avrupa'nın olası bir savaşa hazırlıklı olması gerektiğini, Soğuk Savaş'tan bu yana güvendikleri ABD şemsiyesinin her zaman açık olmayabileceğini belirtmişti. Borrell, "Belki de Washington'u kimin yönettiğine bağlı olarak, bizi koruması için Amerika'ya güvenemeyiz" demişti.
Hazırlıklar ve Kamuoyu Algısı
İngiliz Independent gazetesi geçen yıl Batı'da her iki kişiden birinin Üçüncü Dünya Savaşı beklediğini bildirmişti. Fransa Sağlık Bakanlığı, Mart 2026'ya kadar sağlık birimlerinin hem Fransız hem yabancı askerlere bakabilmek üzere hazırlıklarını tamamlamaları talimatı vermiş, yabancı askerlerin ülkelerine gönderilebilmesi için ulaşım merkezleri yakınında sağlık merkezleri kurmayı planladığını açıklamıştı.
Uluslararası Sistemin Çöküşü
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Nisan 2024'te "Dünyada bizi durduracak hiçbir güç yok" açıklaması, uluslararası sistemin işleyişine dair endişeleri artırmıştı. Donald Trump'ın 2026'da "Beni sınırlayan tek şey kendi ahlakım ve aklım, uluslararası hukuka ihtiyacım yok" demesi, birçok analist tarafından uluslararası hukuk sisteminin çöktüğünün teyidi olarak yorumlanmıştı.
Davos Zirvesi'nde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron "kuralların yok sayıldığı bir dünyaya kayıldığı" uyarısında bulunurken, Belçika Başbakanı Bart De Wever Gramsci'nin "Eski ölürken yeni henüz doğmamışsa, canavarlar çağı yaşanır" sözlerine atıf yapmıştı.
Masada Olmayan Menüde Kimler Var?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "masada olmayanın menüde olduğu" uyarısı, tarihsel bir gerçekliğe işaret ediyor. Birinci Dünya Savaşı öncesinde 1884 Berlin Konferansı'nda Afrika'nın sömürgeciler arasında paylaşılması, bir Fransız dergisinde Afrika'nın menüde olduğu ve dilimlere ayrılan bir pasta şeklinde tasvir edilmesiyle ünlüydü.
Berlin Konferansı'ndan 142 yıl sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından 3 gün sonra 10 Ocak 2026'da Donald Trump ve 17 petrol şirketi, menüde Venezuela'nın olduğu bir masa etrafında bir araya gelmişti. Bu gelişme, küresel güç dengelerinin nasıl değiştiğini ve yeni paylaşım mücadelelerinin nasıl şekillendiğini gösteriyor.
Post-modern bir Üçüncü Dünya Savaşı atmosferinde, sıcak çatışmaların yayılma ihtimalinin yanı sıra uluslararası sistemin çöküşü ve yeniden inşası süreci yaşanıyor. Liderlerin uyarıları, tarihi paralellikler ve güncel gelişmeler, dünyanın kritik bir dönemeçten geçtiğini gösteriyor.