Ruanda'dan KDC Yönetimine Net Mesaj: 'Artık Söz Değil, Eylem Zamanı'
Ruanda hükümeti, komşusu Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) silahlı grupları silahsızlandırma planına yönelik ciddi şüphelerini dile getirdi. Dışişleri Bakanı Olivier Nduhungirehe, yaptığı açıklamada Kigali yönetiminin bu konuda somut adımlar görmek istediğini belirterek diplomatik bir uyarıda bulundu.
'Açıklamalar Artık Yeterli Değil' Diyen Ruanda Bakanı
Ruanda Dışişleri Bakanı Olivier Nduhungirehe, KDC ordusunun Ruanda'nın Kurtuluşu için Demokratik Güçler (FDLR) adlı silahlı gruba yönelik attığı iddia edilen adımları değerlendirdi. Nduhungirehe, "Sürekli yapılan açıklamalar artık yeterli değil" diyerek Ruanda'nın bu sürece temkinli yaklaştığını ifade etti. Ruandalı bakan, "Artık söz değil, eylem görmek istiyoruz" mesajını net bir şekilde iletti.
KDC Ordusunun Silah Bırakma Çağrısı ve Planları
KDC ordusu, geçtiğimiz pazar günü Kisangani kentinde düzenlenen askeri geçit töreninde önemli bir açıklama yapmıştı. KDC Genelkurmay Başkan Yardımcısı Jacques Ychaligonza, ülkenin doğusundaki FDLR milislerini gönüllü olarak silah bırakmaya çağırmıştı. Ychaligonza, silah bırakanların ülkelerine geri gönderilmeden önce Kisangani'deki özel bir kampta toplanacağını belirtmişti.
Washington'daki Görüşmeler ve Mutabakatlar
Kongo ve Ruanda yetkilileri, 17-18 Mart tarihlerinde Washington'da bir araya gelmişti. İki ülke arasında daha önce imzalanan mutabakatların uygulanmasına ilişkin somut adımların görüşüldüğü bu toplantıda önemli kararlar alınmıştı:
- Ruanda'nın belirlenen KDC bölgelerinde savunma tedbirlerini kaldırması
- Kinşasa yönetiminin FDLR'yi etkisiz hale getirme çabalarını zamanlı ve yoğunlaştırılmış şekilde yürütmesi
Ancak Ruanda yetkilileri, bu mutabakatların sahada henüz yeterince uygulanmadığını düşünüyor. Nduhungirehe'nin açıklamaları, KDC yönetiminden daha fazla somut adım beklediklerini gösteriyor.
Bölgedeki gerginliğin azalması için iki ülke arasındaki işbirliğinin kritik önem taşıdığı belirtilirken, Ruanda'nın bu son açıklamaları diplomatik ilişkilerde yeni bir sınav dönemine işaret ediyor. İki komşu ülke arasındaki güven sorununun aşılması için sahada gözle görülür ilerlemelerin kaydedilmesi gerektiği vurgulanıyor.



