Suriye'de Tarihi Dönüm Noktası: SDG ile Merkezi Yönetim Arasında Kapsamlı Mutabakat
Suriye'nin uzun yıllardır devam eden iç çatışma ortamında önemli bir dönüm noktası yaşanıyor. Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında, kalıcı ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören yeni bir mutabakata varıldı. Bu anlaşma, ülkenin kuzeydoğusundaki yapısal dönüşümün yol haritasını çiziyor.
8 Maddelik Anlaşmanın Temel Taahhütleri
8 maddeden oluşan kapsamlı mutabakat metni, öncelikle kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve silahlı güçlerin temas hatlarından çekilmesini öngörüyor. Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine konuşlandırılarak bu bölgelerde istikrarın tesis edilmesi hedefleniyor.
Suriye Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa, terör örgütü YPG ile varılan bu yeni anlaşmanın uygulanmasına pazartesi günü başlanacağını resmi olarak duyurdu. Bu açıklama, sürecin somut bir takvime bağlandığının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Askeri Entegrasyonun Detayları
Mutabakatın en dikkat çekici boyutlarından biri, SDG unsurlarının Suriye Savunma Bakanlığı'na bireysel katılımının sağlanacak olması. Bu kapsamda:
- Haseke'de hükümet tarafından oluşturulacak tümenin çatısı altında 3 ayrı tugayda SDG güçleri görev alacak.
- Halep'e bağlı bir tümen bünyesinde ise Aynel Arab (Kobani) tugayı kurulacak.
Bu yapılanma, SDG'nin merkezi orduya entegrasyon sürecinin somut adımlarını oluşturuyor.
İdari ve Sivil Entegrasyon Süreci
Mutabakat yalnızca askeri boyutla sınırlı kalmıyor. SDG'ye bağlı olan özerk yönetim kurumlarının da Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu sağlanacak. Bu kapsamda:
- Bölgede istihdam edilen memurlar resmi kadrolara alınacak ve istihdam güvenceleri korunacak.
- Kürt halkının sivil, medeni ve eğitim hakları düzenlenerek garanti altına alınacak.
- Yerinden edilen kişilerin (Arap, Kürt ve diğer unsurlar) kendi bölgelerine güvenli dönüşü sağlanacak.
Toprak Bütünlüğüne Doğru Kritik Adım
Entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, Suriye'nin kuzeydoğusu dahil tüm topraklarının merkezi yönetime bağlanmış olacağı vurgulanıyor. Bu gelişme, Suriye haritasında SDG kontrolündeki alanları ifade eden "sarı" bölgenin fiilen ortadan kalkması anlamına geliyor.
Güvenlik kaynakları, bu mutabakatın önceki süreçlerin devamı niteliğinde olduğunu belirtirken, önceki anlaşmaların eksik kalan yönlerinin tamamlandığını ifade ediyor. Kaynaklar, ülkenin toprak bütünlüğü ve istikrarı yolunda, birleşik ve merkezi bir yapıya kavuşması yönünde kritik somut bir adım atıldığının altını çiziyor.
Bölgesel Boyut ve Türkiye Faktörü
Mutabakatın dikkat çeken bir diğer maddesi ise, başta Türk vatandaşları olmak üzere Suriyeli olmayan unsurların Suriye'den çıkarılması konusunda varılan anlaşma. Bu maddenin özellikle Kandil'e bağlı unsurları kapsadığı değerlendiriliyor.
Güvenlik kaynakları, karşılaşılabilecek olası sorunların çözümü için Türkiye'nin sahada aktif rol üstlenmeye devam edeceği bilgisini paylaşıyor. Bu durum, bölgesel aktörlerin sürece dahli açısından önem taşıyor.
Sonuç olarak, bu kapsamlı mutabakat Suriye'nin iç savaş sonrası dönüşümünde önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Hem askeri hem idari entegrasyon süreçlerini içeren anlaşma, ülkenin uzun vadeli istikrarı ve toprak bütünlüğü açısından belirleyici olabilecek nitelikte.