Suriye'de son günlerde yaşanan askeri ve siyasi gelişmeler, ülkenin kuzeydoğusundaki dengeleri önemli ölçüde değiştirdi. 13 Ocak tarihinde alınan bir kararla başlayan süreç, askeri bir operasyon ve ardından gelen bir ateşkes anlaşmasıyla sonuçlandı.
Askeri Bölge İlanı ve Operasyon
Suriye ordusu, 13 Ocak'ta Fırat Nehri'nin batı yakasında kalan ve terör örgütü YPG/SDG'nin kontrolündeki bölgeleri askeri alan ilan etti. Bu kararın hemen ardından bölgede yaşayan sivil halkın tahliye edilmesi sağlandı. Sivillerin güvenli bölgelere naklinin tamamlanmasının üzerine, Suriye ordusu 15 Ocak'ta harekete geçti.
Fırat'ın batısında konuşlu YPG/SDG unsurlarına yönelik askeri operasyon başlatıldı. Operasyon kapsamında örgüt mensuplarının birçok noktadan çekildiği, bazı yerleşim birimlerinin ise yeniden Suriye hükümetinin kontrolüne geçtiği bildirildi.
Ruşen Çakır'ın Tartışmalı Analizi ve Gerçekler
Sahadaki bu gelişmeler devam ederken, ABD merkezli Chrest Foundation tarafından fonlanan Medyascope'un kurucusu Ruşen Çakır, dikkat çeken bir açıklama yaptı. Çakır, operasyonların Türkiye'yi içine alacak bir bölgesel krize dönüşeceği ve bunun Türkiye'de iç karışıklığa yol açacağı iddiasında bulundu.
Ancak olaylar Çakır'ın bu öngörüsünün aksine gelişti. Suriye resmi haber ajansı SANA, bu akşam saatlerinde önemli bir anlaşmanın imzalandığını duyurdu. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, YPG/SDG ile bir ateşkes ve örgütün tam entegrasyonunu öngören anlaşmaya imza attığı açıklandı.
Ateşkes Anlaşması ve Yeni Düzen
Anlaşmaya göre, YPG/SDG'nin kontrolündeki bölgelerdeki enerji kaynakları ve sınır kapıları devlet denetimine alınacak. Cumhurbaşkanı Şara, ülkenin kuzeydoğusunda ateşkes ilan edildiğini açıklarken, devlet kurumlarının örgüt işgalindeki vilayetlere gireceğini bildirdi.
Bu gelişmeler, Suriye ordusunun askeri hamlelerinin, çatışmaların büyümesi yerine Şam yönetiminin otoritesini pekiştiren siyasi bir sonuç getirdiğini ortaya koydu. Ruşen Çakır'ın operasyonlar sırasında dile getirdiği senaryo, gerçekleşen ateşkes ve anlaşma karşısında geçersiz kaldı.
Öte yandan, Çakır'ın 20 Kasım 2025 tarihli bir paylaşımında, terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi'nin 'realitesinin' tanınması gerektiğini savunduğu ve bu konuda "Ne kadar erken olursa herkes için o kadar iyi olur." ifadelerini kullandığı da hatırlatıldı. Suriye'deki son gelişmeler, bu tür yaklaşımların da sahada karşılık bulmadığını gösterdi.