İBB'deki Yüzyılın Vurgunu Duruşmada: Kayıp 53 Milyarın Hesabı Sorulacak
İBB'de Kayıp 53 Milyarın Hesabı Duruşmada

İBB Yolsuzluk Davası Bugün Başlıyor: 53.5 Milyar Liralık Kredi Buharlaştı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) ortaya çıkarılan yüzyılın vurgunu olarak nitelendirilen yolsuzluk ve rüşvet çarkına ilişkin dava bugün başlıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 3 bin 806 sayfalık dev iddianamede, 105'i tutuklu toplam 407 sanık hakkında ağır suçlamalar yer alıyor. Davanın 2 ay sürmesi beklenirken, duruşmalar Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde bulunan 1'inci Nolu duruşma salonunda yapılacak.

161 Milyarlık Kamu Zararı ve 143 Eylem

İddianamede, toplam 161 milyar liralık kamu zararının 143 ayrı eylemde gerçekleştirilen rüşvet ve yolsuzluklarla oluştuğu belirtiliyor. Örgüt lideri olarak gösterilen CHP'li eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, 142 eylemden sorumlu tutulduğu ifade ediliyor. İmamoğlu hakkında "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" gibi çok sayıda suçlamadan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Raylı Sistem Kredilerinden 53.5 Milyar Lira Kayıp

İddianamenin en kritik bölümlerinden biri, yurt dışından raylı sistemler için alınan milyarlarca euroluk kredilerin akıbeti ile ilgili. Belgelerde, toplam 2 milyar 36 milyon euro ve 1 milyar 588 milyon dolar değerindeki 14 ayrı kredinin, alındıkları dönemin kuruna göre 69 milyar 516 milyon liraya denk geldiği kaydediliyor. Bu krediler için "tahsis amacı dışında kullanılamaz" şartı bulunmasına rağmen, 53 milyar 532 milyon liralık kısmının amacı dışında kullanıldığı tespit edildi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kaynakların bir bölümünün önce belediye iştiraklerine aktarıldığı, bu rakamın 13 milyar 836 milyon lira olduğu belirtiliyor. Ardından bu iştirakler üzerinden usulsüz ihaleler yoluyla, İmamoğlu'nun ekibindeki isimlerle bağlantılı şirketlere yönlendirildiği öne sürülüyor. Doğrudan özel şirketlere aktarılan miktarın ise 6 milyar 189 milyon lira olduğu ifade ediliyor.

Medya ve Reklam Sektörüne Aktarımlar

İddianamede dikkat çeken bir diğer nokta, 1 milyar 200 milyon liranın medya ve reklam sektöründeki belirli şirketlere aktarıldığı iddiası. Bu kapsamda Mişel Organizasyon ve Reklam, Adgreat Dijital Medya ve Creative Medya Reklam adlı firmaların adı geçiyor. Savcılık, bu aktarımların usulsüz olduğunu ve kamu kaynaklarının hedeflenen amacın dışında kullanıldığını vurguluyor.

Boğaz'daki Rüşvet Çarkı ve Örgüt Yapılanması

Örgütün en ciddi gelir kalemlerinden birinin, İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilen usulsüzlükler olduğu belirtiliyor. Ultra zenginlerin ikamet ettiği bölgede, Boğaziçi İmar Müdürlüğü üzerinden yürütülen bir rüşvet mekanizmasından bahsediliyor. İş adamlarının tadilat veya tamirat başvurularında, birim müdürü Elçin Karaoğlu ve "Gölge Boğaziçi İmar Müdürü" olarak adlandırılan mühendis Yakup Öner'in devreye girdiği, ardından işin Fatih Keleş'e intikal ettiği iddia ediliyor.

İddianamede örgüt yöneticisi olarak gösterilen isimlerin rolleri de ayrıntılı şekilde anlatılıyor:

  • Fatih Keleş: İmamoğlu'nun danışmanı ve İBB Spor Kulübü başkanı olarak görev yapan Keleş'in, örgütte "ikinci adam" ve "gizli kasa" olarak konumlandığı belirtiliyor. Rüşvet görüşmelerini yürüttüğü ve ihalelerde kimin kazanacağına karar verdiği öne sürülüyor.
  • Murat Ongun: Medya A.Ş. Başkanı olan Ongun'un, Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden verilen ihalelerde etkili olduğu, bazı ihalelerin alt taşeronlar aracılığıyla belirli şirketlere yönlendirildiği kaydediliyor.

Davanın bugün başlamasıyla birlikte, yüzyılın vurgunu olarak adlandırılan bu iddiaların hukuki süreçte nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor. Sanıkların savunmaları ve delillerin değerlendirilmesi, Türkiye gündeminde önemli bir yer tutacak gibi görünüyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması