İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 32 sanıklı yolsuzluk davasında, tutuklu sanıkların durumu görüşüldü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, yapılan duruşmanın ardından önemli kararlara imza attı.
Tutukluluk ve Tahliye Kararları
Mahkeme heyeti, duruşma sonunda 4 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Bu sanıkların cezaevinde kalması yönündeki karar kesinleşti. Buna karşılık, aynı duruşmada 4 tutuklu sanık için tahliye kararı çıktı. Söz konusu sanıklar, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Davanın en dikkat çeken ismi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruşmaya katılmak için izinli olarak geldi. İmamoğlu'nun tutukluluk talebi bulunmuyor ve kendisi duruşma sonrasında adli kontrol şartlarıyla serbest kaldı.
Davanın Kapsamı ve İddialar
Davada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çeşitli ihaleleri ve satın alma işlemleri mercek altına alınıyor. Savcılık iddianamesinde, belediyenin otobüs, metro, tramvay gibi toplu taşıma araçlarının temizlik hizmetleri ile yol yapım ve bakım malzemeleri alımlarına ilişkin işlemlerde usulsüzlükler yapıldığı öne sürülüyor.
İddialara göre, bu süreçte belediye bütçesine zarar verildiği ve şüpheli işlemler gerçekleştirildiği savunuluyor. Toplamda 32 sanık hakkında hazırlanan iddianame, yargılama sürecinin temelini oluşturuyor.
Yargılama Süreci ve Gelecek Duruşma
Duruşma, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yönetildi. Sanık ve avukatların savunmalarının dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların durumunu değerlendirdi. Alınan kararlar, sanıkların savunmaları ve delil durumu göz önünde bulundurularak verildi.
Davanın bir sonraki duruşması için yeni bir tarih belirlendi. Yargılama sürecinin, önümüzdeki haftalarda tanık dinlemeleri ve delillerin ayrıntılı incelenmesiyle devam etmesi bekleniyor. Davanın seyri, hem siyasi çevreler hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Bu kararlar, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddiaları davasında yargı sürecinin kritik bir aşamasını temsil ediyor. Mahkemenin nihai kararı, birçok sanığın kaderini belirleyecek. Sürecin şeffaf ve adil bir şekilde ilerlemesi, kamuoyunun en büyük beklentisi olarak öne çıkıyor.