Yunus Emre'nin Dizeleri Çarpıtılarak Mahremiyet İhlaline Meşruiyet Aranıyor
Hukukçu akademisyen Prof. Dr. Ömer Adil Atasoy, geçtiğimiz günlerde bir yazarın toplum değerlerini hiçe sayan ve mahremiyet sınırlarını zorlayan bir yazısına tepki gösterdi. Atasoy, yazarın Yunus Emre Hazretleri'ni kendi çarpık görüşlerine şahit tutmaya çalışmasını "haddi aşan bir son damla" olarak nitelendirdi.
Hicap Duygusunu Berhava Eden Yazı
Haftalık çok yapraklı bir gazetede yayımlanan yazıda, yazarın TRT ve özel kanallardaki dizilerde mahrem anların gerçekçi şekilde yansıtılmasının RTÜK tarafından denetlenmesinden şikayet ettiği belirtildi. Yazıda, cinsel teşhirciliğin "insan dışı yaratıklara" mahsus olduğu gerçeğinin görmezden gelindiği ifade edildi.
Yazar, Yunus Emre'nin "Dört kitabın manası, budur eğer var ise!" dizesini bağlamından kopararak kullandı ve hayatın anlamını haz ve şehevi duygulara indirgemeye çalıştı. Oysa Yunus Emre'nin şiirlerinde Allah ve insan sevgisi, ahlak, hayır ve iyilik yolunun ön planda olduğu vurgulandı.
Çarpıtılan Mısraların Gerçek Anlamı
Prof. Dr. Atasoy, Yunus Emre'nin söz konusu dizesinin doğru anlamını açıkladı:
- "Sen seni ne sanırsan ayrıga da anı san" mısrası, insanın kendine saygı duyduğu gibi başkalarına da saygı göstermesi gerektiğini ifade eder.
- "Dört kitabın manisi budur eger varısa" ifadesindeki "eger varısa" söz kalıbı, Yunus Emre'nin dönemindeki Türkçede kesinlik ve mutlak doğru bilgi anlamında kullanılmıştır.
Yazarın bu ifadeyi günümüz Türkçesindeki şüphe anlamıyla sunması, ilahi kitaplara karşı güvensizlik empoze etme çabası olarak değerlendirildi.
Yunus Emre'nin Şiirindeki Bütünlük
Yunus Emre'nin Divan'ında yer alan şiirin tamamı incelendiğinde, insan onuru, ahlak ve manevi değerlerin ön planda olduğu görülmektedir. Şiirde "Gönül Çalabın tahtı" gibi ifadelerle kalbin temizliği ve Allah sevgisi vurgulanmaktadır.
Allah'ın "İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanıyor" (Kıyamet, 36) ayeti hatırlatılarak, insan onuruna aykırı davranışlara izin verilmeyeceği belirtildi.
Değerlerimize Saygı Dürüstlük İlkesidir
Kişilerin hayat tarzlarına saygı gösterilmesi, tarihe ve topluma mal olmuş şahsiyetlerin kendi kültür ve değer alanları içinde tanıtılması dürüstlük ilkesi olarak kabul edilmektedir. Yunus Emre gibi manevi önderlerin görüşlerinin çarpıtılması, toplum değerlerine yapılan bir saldırı olarak görülmektedir.
Prof. Dr. Atasoy, "Güneş balçıkla sıvanmaz" diyerek gerçeklerin örtbas edilemeyeceğini ifade etti ve Ramazan-ı Şerif'in mübarek olması temennisinde bulundu.



