Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Leroy Sane, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılı formayla ilk sezonunda şampiyonluk yaşayan 30 yaşındaki Alman kanat oyuncusu, transfer sürecinden şampiyonluğa, kendi performansından Dünya Kupası'na kadar birçok konuda çarpıcı ifadeler kullandı.
Şampiyonluk ve Adaptasyon Süreci
Leroy Sane, Galatasaray'da geçirdiği ilk sezonun ardından şampiyonluğu değerlendirdi. Sane, “Çok mutluyum. Geldiğim ilk sezonda şampiyonluk kazanmak benim için çok değerli. Hem benim için hem de kulüp için öyle. Bizleri muhteşem destekleyen bir taraftar kitlemiz var. Onlar için çok mutlu oldum. Çok kolay bir sezon olmadı. 3 kez üst üste şampiyon olmuş bir Galatasaray var. Herkesin gözü Galatasaray'ın üzerinde. Sezon başında ben dahil birçok transfer yapıldı. Kadronun bir kısmı değil. Baş etmek kolay değil ama biz bunu başardık. Şampiyonluk için çok mutlu olduk” dedi.
Fenerbahçe Derbileri Unutulmaz
Sezon içinde unutulmaz anı sorulan Sane, “Birçok an var. İki Fenerbahçe derbisi, ikinci maçı kazandık o daha çok mutlu etti beni. Orada beni mutlu eden derbi galibiyetiyle taraftarımızı çok sevindirdik ama bence çok da iyi bir oyun oynadık. İyi oyun da beni mutlu etti. O yüzden iki derbi diyebilirim” ifadelerini kullandı.
Şampiyonlar Ligi'nden elenme sürecinin şampiyonlukta belirleyici olduğunu vurgulayan Sane, “Şampiyonlar Ligi'nden elenmek önemli bir süreçti. Oradan nasıl döneceğimiz çok belirleyici oldu. Oradan çok iyi çıktık. Şampiyonluk hedefimizin peşinde koştuk ve şampiyon olduk, hedefimize ulaştık. Bence o dönem bizim adımıza belirleyici oldu” dedi.
Fenerbahçe İçin Net Mesaj
Sezon başında Fenerbahçe'den teklif alıp almadığı sorusuna net bir yanıt veren Leroy Sane, “Benim için tek bir seçenek vardı o da Galatasaray'dı. Hem taraftarı hem kulübün geçmişi hem de kulübün büyüklüğü ben en başından beri cezbetti. Fenerbahçe benim için hiçbir zaman seçenek olmadı. Fenerbahçe beni cezbetmedi. Tek seçenek vardı o da Galatasaray'dı. Bu yüzden burayı seçtim ve çok mutluyum” şeklinde konuştu.
Adaptasyon ve Oyun Tarzı
Türkiye'ye adaptasyonunun çok kolay olduğunu belirten Sane, “Açıkçası en başından beri adaptasyonum çok kolay oldu. Burada bana herkes çok yardımcı oldu. Almanca konuşan birçok oyuncu var. Kaan burada, İlkay geldi benim için çok önemli. Günay var. Sadece Almanca konuşanlarla sınırlandırmak istemiyorum herkes bana çok yardımcı oldu. Burada nerede oturabilirim, tesise neresi yakın. Bu açıdan herhangi bir sorun yaşamadım. Adaptasyonum çok kolay oldu” dedi.
Okan Buruk'un futbol anlayışı hakkında Sane, “Sadece olumlu şeyler söyleyebilirim. Benim sevdiğim bir oyun tarzı içinde oynuyoruz. Hücum futbolu oynuyoruz. Bu hücum futbolu içinde kendimi buluyorum. Tarz olarak hoşuma giden bir futbol. O yüzden takımın içinde kendimi çok iyi hissediyorum” ifadelerini kullandı.
Sol kanatta da oynayabildiğini hatırlatan Sane, “City'de sol tarafta oynadım. Benim hangi tarafta oynamam biraz oyunun sistemiyle alakalı. Sağ tarafta daha verimli olduğum sistemler var. Sol tarafta verimli olduğum sistemler var. Burada sağ tarafta verimli olduğum bir sistemdeyim. Sol tarafta da oynayabilirim. O konuda herhangi bir tercihim yok” dedi.
Performans Değerlendirmesi
Kendi performansıyla ilgili konuşan Sane, “Kendi performansımla ilgili çok konuşan bir insan değilim. Çok sevdiğim bir şey değil. İyi ile çok iyi arasında bir sezon olduğunu düşünüyorum ama çok daha iyisini de yapabileceğimi biliyorum. Önümüzdeki sezon koyduğum hedef de daha verimli olmak. İlk sezonum için kötü bir sezon geçirmediğimi, iyi ile çok iyi arasında bir sezon olduğunu düşünüyorum” dedi.
Şampiyonlar Ligi performansını değerlendiren Sane, “Yeni formatta ilk kez oynayan birçok oyuncumuz vardı. Yeni sisteme adapte olmak kolay bir şey değil. İyi maçlar çıkarttığımızı düşünüyorum. Önemli galibiyetler elde ettik. Galatasaray'ın kim olduğunu, potansiyelimizi gösterdiğimizi düşünüyorum. Bence iyi bir görüntü çizdik. Her zaman daha fazlasını hedeflememiz gerekiyor. Seneye de daha fazla daha sesli şekilde Galatasaray'ın kim olduğunu, gerçek gücümüzü göstermemiz gerekiyor. O potansiyele sahibiz. Kesinlikle Son 16 Turu'ndan daha iyisi olabilirdi. Galatasaray olarak kazanması sürpriz olan takım değil, kazanmayı hedefleyen, her rakibi üzecek potansiyelde bir takım olmamız gerektiğini düşünüyorum. Sürpriz galibiyetlerden çıkıp, üst üste kazanıp, gerçekten Galatasaray'ın herkesi acıtacak bir takım olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu potansiyeli bizde görüyorum. Bunu hedeflememiz gerekiyor” diye konuştu.
Süper Lig Değerlendirmesi
Dünyanın en iyi ligi olarak Premier Lig'i gösteren Sane, Süper Lig'de şampiyon olmanın kolay olmadığını söyledi. Sane, “Çok farklı liglerde oynadım. Bana sorarsanız dünyanın en iyi ligi Premier Lig. Ben burada 1 yıl oynadım ama Süper Lig'in çok iyi bir lig olduğunu düşünüyorum. Özellikle şunu çok hissettim. Bize karşı oynayan her takım, Galatasaray'a karşı büyük bir zafer elde etmek için uğraşıyor. Sezon hedefi gibi bir şey onlar için. Galatasaray'ı yenelim, çok büyük bir zafer elde edelim duygusuyla oynuyorlar. O yüzden burada şampiyon olmak da çok kolay değil. Herkes kolay olduğunu düşünebilir ama değil” ifadelerini kullandı.
Taraftar Sevgisi
Galatasaray taraftarına minnettar olduğunu belirten Sane, “Galatasaray taraftarına minnettarım. Geldiğim ilk günden itibaren sezonun her anında bana destek oldular. Benim için bu destek çok önemli. İç sahada maç yapmak büyük bir zevk. Her maçta o atmosferi, duyguyu yaşamak bana ayrı bir haz veriyor. Deplasmanda da aynı şeyi yaşıyoruz. Sürekli taraftarımızla birlikteyiz. O yüzden onlar bizi bu kadar mutlu ediyorken, bizim onları mutlu etmemiz bizim için çok değerli bir şey” dedi.
Bayern Münih formasıyla Galatasaray deplasmanına geldiği dönemi hatırlatan Sane, “Galatasaray maçından önce Bayern Münih'te taraftar konusu hep vardı. Sonra maçı oynadık. Gerçekten öyle olduğunu gördüm. İnanılmaz bir atmosfer vardı. Şimdi çok mutluyum. Taraftarı arkamıza almamızın değeri var. Şunu da söylemem lazım. Galatasaray o süreçten sonra çok gelişti. Şu an olduğumuz yere, tesislere bakın. Bu bile Galatasaray'ın nasıl bir noktaya geldiğini gösteriyor. Sürekli kendini geliştirmeye çalışan, daha iyi olmayan çalışan, Avrupa'da büyük hedeflerin peşinde koşan bir kulübün içindeyim. Böyle hedeflerin olması bizim için çok önemli” ifadelerini kullandı.
Şampiyonluk Kutlaması ve Gelecek Planları
Şampiyonluk kutlamalarında sahneye Tarkan'ın şarkısıyla çıkacağını söyleyen Sane, “Açıkçası sürpriz olacaktı ama madem sordunuz Tarkan'dan bir şarkı seçtim. Çünkü Almanya'da çok fazla Türk arkadaşım var. Onlar da Tarkan dinliyor. Ben de onları dinleye dinleye Tarkan'ı dinlemeye başladım. Seviyorum da. Ondan bir şarkı seçtim ama şarkı sürpriz olsun” dedi.
Türkçe konusunda Sane, “Henüz Türkçe konuşamıyorum ama 1-2 yıl sonra Türkçe röportaj yapacak seviyeye gelirim” diyerek uzun yıllar Galatasaray'da kalacağının sinyalini verdi.
Dünya Kupası Hedefi
Dünya Kupası'nın futbolun en büyük sahnesi olduğunu belirten Sane, “O sahnede kendi ülkeni temsil etmek çok değerli bir şey. O yüzden Dünya Kupası benim için farklı bir değere sahip. Orda gidip başarılı olmak orda, o sahnede başarılı olmak benim için çok değerli. O yüzden kariyerim bitmeden Dünya Kupası'nı müzeye koymak benim için çok değerli olabilir” dedi.
Takımdaki EN'ler
Leroy Sane, takımdaki arkadaşlarıyla ilgili kısa sorulara cevap verdi:
- En iyi anlaştığın kişi: Tabi İlkay'ı çok uzun yıllardır tanıyorum, o yüzden İlkay tabi ki ama Ismail Jacobs, Victor Osimhen, Noa Lang bunlarla da aram çok iyi.
- En komik oyuncu: Noa çok komik, aslında komik değil ama tarzı çok komik.
- Birlikte oynadığın en yetenekli futbolcu: Zor bir soru oldu benim için. Buna cevabı veremedim.
- Yaşadığın en büyük pişmanlık: Pişman olduğum bir şey yok.
- Sahada en çok zorlandığın futbolcu: Nuno Mendes (PSG), Ferlan Mendy (Real Madrid) ve Liverpool'dayken Alex Sandro.
- Hayatta olmazsa olmaz dediğin 3 şey: Ailem, eşim, çocuklarım… Televizyon, telefon da benim için önemli. Bir de futbol.
- Uzun kollu forma tercihinin nedeni: Bunu çok erken başladım açıkçası. Çok küçük yaşlarda başladım. David Beckham'da görmüştüm. Çok değişik gelmişti. Şimdi kısa formayla oynadığım zaman çok değişik geliyor bana. Buna sadık kaldım.



