SABAH Spor yazarları, Süper Lig'de planladığı şampiyonluğu Samsunspor'a yenilerek erteleyen Galatasaray'ı ve kongre sürecine giren Fenerbahçe'yi değerlendirdi. İşte yazarların çarpıcı yorumları:
Galatasaray'da Değişim Kaçınılmaz mı?
Murat Özbostan, Galatasaray'ın Samsun'da kaybedip planladığı şampiyonluğu ertelediğini belirterek, takımda doymuş futbolcular olup olmadığını sordu. Gürcan Bilgiç, performansı yetersiz sadece kadroyu tamamlayan oyuncular olduğunu, bu isimlere herkesin hakim olduğunu söyledi. İcardi gibi aynı performansı sürdüremeyecek olanların da bulunduğunu ifade eden Bilgiç, gözden kaçırılan noktanın Okan Buruk'un durumu olduğunu vurguladı. Avrupa'dan teklifler geldiğini belirten Bilgiç, dört yıllık süreçte esas yorulan veya değişime ihtiyacı olanın Okan Buruk olabileceğini, Özbek'in tek aday olarak gireceği neredeyse kesinleşen kongrede hâlâ sözleşmesinin uzatılmamasına dikkat çekti.
Levent Tüzemen, Galatasaray'ın yeni sezonda çok önemli transferler yapacağını belirtti. Başkan Dursun Özbek'in ön çalışmalara başladığını, transfer startını önce şampiyonluk sonra da seçimin ardından vereceğini söyledi. Eldeki oyuncuları kolayca göndermenin mümkün olmadığını, hepsinin pahalı ve devam eden sözleşmeleri olduğunu ifade eden Tüzemen, kendisi olsa İlkay, Kaan Ayhan ve Ahmed Kutucu ile yolları ayıracağını, Lang ve Sacha Boey ile ilgili opsiyonu kullanmayacağını belirtti. İcardi'nin sözleşme taleplerinin kabul edilemez olduğunu ve edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tüzemen, Galatasaray'ın öncelikle iyi bir kaleci alması gerektiğini, bu ismin yabancı da olabileceğini ancak Eyüp kalecisi Jankat ile koca bir ligi ve Avrupa'yı götürmenin mümkün olmadığını söyledi. Ayrıca Lemina, Torreria gibi oyuncuların yanına orta sahaya destek yapılması gerektiğini, Sara, Singo ve hatta Sanchez'in talipleri olursa gözden geçirilmesi gerektiğini ekledi.
Ahmet Çakar, Okan Buruk'u yollamanın intihar olacağını söyledi. Kadroda köklü revizyonun çılgınlık olacağını, iyi giden bir şeyi bozmanın anlamsız olduğunu belirten Çakar, yıllar önce Lucescu'yu gönderip Fatih Terim'i getirmek gibi hatalı bir politikaya girilmemesi gerektiğini ifade etti. Galatasaray'ın büyük bir kadro değişikliğine ihtiyacı olmadığını, belki gönderilmesi gereken birkaç oyuncu ve alınması gereken birkaç oyuncu olabileceğini ancak giden ve gelen sayılarıyla yüksek oranda oynanması halinde birçok dengesin yerinden oynayacağını söyledi.
Ömer Üründül, dört senelik bir serüven olduğunu ve yeni bir yapılanmanın şart olduğunu belirtti. Kimlerin gideceği konusunda yönetim ile teknik heyetin karar vereceğini ifade eden Üründül, isim vermesi gerekirse başta İcardi ile bir an evvel yolların ayrılması gerektiğini, bunun Okan Buruk'un da kafasını rahatlatacağını söyledi.
Fenerbahçe Zaferi Hezimeti Getirdi
Murat Özbostan, Galatasaray'ın Samsun'da ağır bir yenilgi aldığını belirterek, RAMS Park'ta yapılan idman ve Kemerburgaz tesislerine oyuncuların arkadaş ve akrabalarının gelişinin bu ağır yenilgide başrol oynayıp oynamadığını sordu. Gürcan Bilgiç, Fenerbahçe galibiyeti ile tüm takımın rahatladığını, yedi puanlık farkın üç maçta kapanmasının mucize olduğunu herkesin bildiğini, oyuncuların da bu havaya girdiklerini söyledi. Samsunspor'un ise tam aksine maçı üst düzey konsantrasyon ile yaşadığını belirten Bilgiç, Okan Hoca'nın bu durumun farkında olduğunu ancak önlemediğini veya önleyemediğini ifade etti. Takım disiplininden çok uzak oynadıklarını, kümede kalmak için puana ihtiyacı olan Antalyaspor'un da aynı ciddiyet ile geleceğini, topu birbirlerine bırakırlarsa işlerinin zora gireceğini söyledi.
Levent Tüzemen, en tehlikeli anın zafer anı olduğunu belirtti. Derbide Fenerbahçe'yi farklı skorla yenmenin Galatasaraylı futbolcularda 'Biz şampiyon olduk' havası yarattığını, oyuncuların bulutlar üzerinde yürüdüklerini, Samsunspor'un ise o ayakları yere bastırdığını söyledi. Okan Buruk'un bu sezon en doğru tespitini, Fenerbahçe derbisinden sonra yapılan şampiyonluk kutlamalarından rahatsız olduğunu belirterek yaptığını ifade eden Tüzemen, Buruk'un Samsun ile oynanacak zorlu maça dikkat çektiğini ancak hocanın sözlerinin zafer sarhoşluğuna giren oyuncuların bir kulağından girip öbür kulağından çıktığını belirtti. Dördüncü şampiyonluk kazanıldığında o sezon için tarihe geçecek en rezalet maçın Samsunspor karşılaşması olacağını söyleyen Tüzemen, Samsunspor Başkanı'nın 'Galatasaray'ı eze eze yendik' söylemini ayıpladığını, kendisinin Galatasaraylı olduğunu iddia ettiğini ancak kazanırken de kaybederken de tutarlı ve kibar olmak gerektiğini ifade etti.
Ahmet Çakar, Samsun yenilgisinin birçok temel faktörü olduğunu, öncelikle Samsunspor'un müthiş oyunu, isteği ve kadro kalitesinin yanı sıra Galatasaray'dan kaynaklanan faktörlerin de bulunduğunu söyledi. Rehavet, konsantrasyon eksikliği ve 'Nasıl olsa kazanıp şampiyon oluruz' düşüncesinin bu hezimeti getirdiğini belirten Çakar, 'Samsun'da şampiyon olup tur atacağız' diye düşünüp işi rehavete sokan herkesin suçlu olduğunu, başında da Okan Buruk'un geldiğini ifade etti. Statta idman yapmanın anlamını sorgulayan Çakar, 50 bin kişinin gelip meşaleler yaktığı bir ortamda bu durumun ister istemez herkeste 'Bu iş bitti algısı' yarattığını, o meşaleli idman olmasaydı Galatasaray'ın puan alıp alamayacağının tartışılacağını ancak önden malzemeyi verip arkasından da 4 yenilince dünyanın her yerinde bu malzemenin kullanılacağını söyledi.
Ömer Üründül, mutlaka bunun etkisi olduğunu ancak toplum olarak olaylara bakış açısının değişik olduğunu belirtti. Her maçın kazanılacak veya kaybedilmeyecek diye bir şey olmadığını ifade eden Üründül, örnek olarak Arsenal'in senelerdir şampiyonluk peşinde koştuğunu, iki hafta önce 70 bin seyircisi önünde Bournemouth ile oynadığını, kazansa şampiyon gibi olacağını ancak maçı kaybettiklerini ve kimsenin 'Bu nasıl olur?' demediğini söyledi. Galatasaray'ın büyük bir avantajı olduğunu, bu hafta Antalya maçını seyircisi önünde kazanıp şampiyonluğa ulaşacağını düşündüğünü belirtti.
Fenerbahçe'de Sular Çok Isınacak
Murat Özbostan, Fenerbahçe'de tek gündemin seçim olduğunu, Klopp ve Conte isimlerinin heyecan yarattığını, bu hocalardan birini getiren adayın seçimde öne geçip geçmeyeceğini sordu. Gürcan Bilgiç, dört adayın isminin geçtiği en az üç adayın yarışacağı bir kongre beklendiğini, üstelik bir yıllığına geleceklerini söyledi. Aziz Yıldırım'ın seçime girmesine kesin gözüyle bakıldığını ancak amiral ekibinden bir isim ile konuştuğunda 'Girmeyecek' dediğini belirten Bilgiç, Barış Göktürk ile arasında organik bir ilişki olduğunu, birisi varsa diğerinin olmayacağını ifade etti. Hakan Safi'nin seçime palyatif yaklaştığını, 'Parayı verelim, en iyilerini alalım, onlar da bizi şampiyon yapsın' stratejisiyle yönetimini oluşturup güçlü bir bütçe ile hareket edeceğini söyledi. Mehmet Ali Aydınlar için '3 Temmuz' plağının yine devrede olduğunu, itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ancak bu algıları yıkacak söylemi ve belgeleri olduğunu bildiğini belirten Bilgiç, Aydınlar'ın kısa vadede ciddi bir finansman yaratıp transferleri fonlayıp ardından camianın bütünleşmesini istediğini, Göktürk ile görüşüp ekibinde yer almasını istemesinin bu yüzden olduğunu ifade etti. Aydınlar'ın Ali Koç'a göre şanslı tarafının 'Sattığın kadar al' gibi bir kelepçesinin olmaması olduğunu, kulübe aktaracağı bütçeyi sponsorlar üstünden kontrat haline getirdiğinde limitlerini de açacağını, Bankalar Birliği'nden çıkıldığı için gelirlerini istediği gibi kullanabileceğini söyledi. Bugün şampiyonlukları nasıl kazanacağını bir tek Barış Göktürk'ün anlattığını, bir hafta sonra adayların imza toplamaya başlayacağını, yani suların daha ılık olduğunu, ısınmadığını belirtti.
Levent Tüzemen, bu isimlerin heyecan yaratacağını ancak Mourinho'nun heyecan yaratmayacak bir hoca olup olmadığını sorguladı. Fenerbahçe'de ciddi bir başkanlık yarışı olduğunu ancak isimlerin birbirleriyle söylemler düzeyinde ciddi sataşmaları olduğunu, Fenerbahçe'deki başkanlığın ateşten gömleğe benzediğini söyledi.
Ahmet Çakar, bu isimleri getirmenin teknik olarak çok zor olduğunu belirtti. Diyelim ki Aydınlar 'Klopp'u getireceğim' dedi, seçimi kazanamazsa ne olacağını sorgulayan Çakar, Klopp'un yancı bir antrenör olmadığını, Aydınlar'ın seçimi kazanmasını beklemeyeceğini ifade etti. Fenerbahçe'de bilinen üç aday olduğunu, Aydınlar, Safi ve Göktürk'ün yarıştığını, kimin kazanacağını bilmediğini ancak Aziz Yıldırım'ın aday olmayacağına emin olduğunu, bir sene için gelip olası bir başarısızlıkta efsane imajını asla yerle bir etmeyeceğini söyledi.
Ömer Üründül, Fenerbahçe'nin seçilecek yönetiminin içinde mutlaka futboldan iyi anlayan kişi veya kişilerin olması gerektiğini belirtti. Avrupa'daki en önemli futbol maçlarının evimize kadar geldiğini, futbolun tamamen atletizme dönmüş durumda olduğunu ifade eden Üründül, Fenerbahçe'nin öncelikle ismi olan ancak fizik gücü çok yetersiz yeteneklerden kurtulması gerektiğini, örnek olarak Talisca ile herkesin göklere çıkardığı Asensio'yu verdi. Çağın futbolunun tempo istediğini, bir kişinin dahi koşmamasına ve defans yapmamasına tahammül olmadığını söyledi.



