Dünyanın En Büyük Ayaklarına Sahip Fanny Mills'in Sıra Dışı Yaşamı
Dünyanın En Büyük Ayaklarına Sahip Fanny Mills'in Hikayesi

19. yüzyılın sonlarında yaşayan Fanny Mills, sahip olduğu sıra dışı fiziksel özellik nedeniyle dönemin en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi. 'Ohio Big Foot Girl' yani 'Ohio'nun Büyük Ayaklı Kızı' olarak tanınan Mills, Amerika'daki gösteri salonlarında sahneye çıkarken binlerce insan yalnızca onu görmek için bilet satın alıyordu. Ancak şöhretinin ardında, hayatını baştan sona değiştiren nadir bir hastalık vardı.

Her Şey Çocukluk Yıllarında Başladı

İngiltere'nin Sussex bölgesinde doğan Fanny Mills, henüz küçük yaşlarda bacaklarında ve ayaklarında olağan dışı bir büyüme yaşamaya başladı. Ailesi daha sonra ABD'nin Ohio eyaletine taşındı. Yıllar içinde rahatsızlığı ilerledikçe alt uzuvları giderek büyüdü ve günlük yaşamı zorlaşmaya başladı. Daha sonra tarihçiler ve araştırmacılar, Fanny'nin bugün Milroy hastalığı olarak bilinen nadir bir lenf sistemi rahatsızlığına sahip olduğunu değerlendirdi.

Ünvanı Giderek Yayıldı

Fanny Mills'in hikâyesini ilginç kılan yalnızca ayaklarının büyüklüğü değildi. Kaynaklara göre kendisi oldukça küçük yapılı bir kadındı. Bu durum ayaklarının ve bacaklarının olduğundan da dikkat çekici görünmesine neden oluyordu. Yerel çevrede merak konusu haline gelen genç kadın, kısa süre içinde gösteri organizatörlerinin de dikkatini çekti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Babası Yıllarca Teklifleri Reddetti

Dönemin gösteri dünyasında fiziksel farklılıklara sahip kişiler sık sık sahneye çıkarılıyordu. Organizatörler Fanny Mills'i de yıllarca sergilemek istedi. Ancak çeşitli kaynaklara göre babası George Mills bu teklifleri kabul etmedi. Ailenin uzun süre kızlarını kamuya açık gösterilere çıkarmaktan kaçındığı belirtiliyor.

Babasının Ölümünden Sonra New York'ta Bir Yıldız Haline Geldi

Fanny Mills'in yaşamındaki en büyük kırılma noktalarından biri babasının ölümüydü. Kaynaklara göre George Mills'in hayatını kaybetmesinin ardından Fanny, gösteri dünyasına katılmaya karar verdi. Bu karar, onu kısa sürede ülke çapında tanınan bir isme dönüştürdü. 1885 yılında New York'taki gösteri salonlarında sahne almaya başlayan Fanny Mills, kısa sürede büyük ilgi gördü. Dönemin gazeteleri ondan söz ediyor, reklam afişleri ise onu dünyanın en sıra dışı insanlarından biri olarak tanıtıyordu. 26 Temmuz 1885 tarihli New York Times haberi, onun ulusal çapta tanınan bir figür haline geldiğini gösteren önemli kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor.

Merak Nesnesinden Geçimini Sağlayan Bir Kadına Dönüştü

Bugün bakıldığında Fanny Mills'in hikâyesi yalnızca bir gösteri yıldızının öyküsü değil. Aynı zamanda insanların fiziksel farklılıklara nasıl yaklaştığını da gösteriyor. Birçok kişi onu merak ettiği için izlemeye gidiyordu. Fanny ise bu ilgiyi gelir kaynağına dönüştürerek hayatını kazanmaya çalışıyordu. Böylece dönemin en tanınan gösteri figürlerinden biri haline geldi.

Özel Hayatında da Zorluklarla Karşılaştı

Kaynaklara göre Fanny Mills, William Brown ile evlendi. Ancak hayatı yalnızca sağlık sorunlarıyla değil, kişisel kayıplarla da şekillendi. Bazı tarih kaynaklarında çiftin bir çocuk sahibi olduğu ancak bebeğin ölü doğduğu bilgisi yer alıyor. Bu bilgi çeşitli tarih çalışmalarında aktarılıyor olsa da birincil resmî kayıtlarla aynı düzeyde doğrulanmış değil.

Ölümünden Sonra da Unutulmadı

Fanny Mills 1899 yılında hayatını kaybetti. Aradan geçen yüz yılı aşkın süreye rağmen hikâyesi hâlâ tarih araştırmalarında, gösteri kültürünü inceleyen çalışmalarda ve tıp tarihi yazılarında anılıyor. Onun yaşamı, bir yandan nadir bir hastalıkla mücadele eden bir kadının öyküsünü anlatırken, diğer yandan 19. yüzyıl toplumunun farklı görünen insanlara nasıl baktığını da gözler önüne seriyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması