Nörobilim alanında kaydedilen ilerlemeler, bir zamanlar yalnızca bilim kurgu filmlerinde rastlanan senaryoları gerçeğe dönüştürme yolunda. 5 Ocak 2026 tarihinde gündeme gelen son açıklamalar, beyindeki kötü ve travmatik anıların silinmesi veya etkisinin azaltılmasının artık imkansız bir hayal olmadığını ortaya koydu.
Fareler Üzerindeki Deneyler Umut Verici
Boston Üniversitesi'nden nörobilimci Prof. Dr. Steve Ramirez ve ekibi, hafıza üzerine yaptıkları çalışmalarda dikkat çekici sonuçlara ulaştı. Şu an için fareler üzerinde denen yeni tekniklerde, belirli anılarla bağlantılı beyin hücreleri ışık yardımıyla işaretlenip takip ediliyor. Bilim insanları, bu özel hücre gruplarını uyararak olumsuz anıların gücünü zayıflatmayı ve hatta kaybolduğu düşünülen bazı anıları yeniden canlandırmayı başardı.
Ramirez, bu yöntemin travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), bağımlılık ve benzeri rahatsızlıkların tedavisi için umut vaat ettiğini belirtti. Yapılan deneylerin "oldukça etkileyici" sonuçlar verdiğini ifade eden Ramirez, önümüzdeki yıllarda bu alandaki gelişmelerin tıbbi tedavilerde devrim yaratma potansiyeli taşıdığının altını çizdi.
Hafıza: Sabit Bir Kayıt Değil, Sürekli Yenilenen Bir Yapı
Uzmanlar, hafızanın geçmişin değişmez bir kopyası olmadığını vurguluyor. Bir anı her hatırlandığında, beyin onu adeta yeniden inşa ediyor. Bu süreçte duygu merkezleri devreye giriyor ve anıya yeni detaylar eklenebiliyor. Yani hatırlama eylemi, aynı zamanda o anıyı değiştirmek anlamına geliyor.
Prof. Dr. Steve Ramirez bu durumu şu çarpıcı benzetmeyle açıklıyor: "Bir anıyı hatırladığımızda geçmişin bir videosunu izlemiyoruz. Daha çok, kütüphaneden çıkarılan bir kitabı yeniden düzenlemek gibi. Farkında olmadan, anının içine yeni sayfalar, yeni detaylar ekleyebiliyoruz." Bu esnek yapı, anıların müdahale edilebilir olmasının da temelini oluşturuyor.
Asıl Umut: Nörodejeneratif Hastalıkların Tedavisi
Kötü anıların silinmesi fikri ilgi çekici olsa da, bilim dünyasının asıl odaklandığı nokta demans ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar. Ramirez, kaybolduğu sanılan anıların geri getirilebilmesi ihtimalinin, bu hastalıklar için olağanüstü bir gelişme olacağını ifade etti.
"Henüz önümüzde uzun bir araştırma yolu var" diyen Ramirez, yine de umutlu olduklarını belirterek şunları ekledi: "Ancak bir gün, tamamen kaybolduğu düşünülen anıların yeniden hatırlanabilmesi, bu teknikler sayesinde mümkün hale gelebilir." Çalışmalar, bu hedef doğrultusunda kararlılıkla devam ediyor.