Genetik bir şans olarak nitelendirilen mavi göz renginin dünya üzerindeki coğrafi dağılımı, ilginç verilerle gözler önüne serildi. World Population Review'ın yayınladığı son istatistikler, bu nadir özelliğin hangi ülkelerde daha yoğun bulunduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Listede Kuzey Avrupa ülkeleri açık ara öne çıkarken, Türkiye'nin listedeki konumu ve oranı da dikkat çekiyor.
Mavi Gözün Genetik Yolculuğu ve Günümüzdeki Dağılımı
Bilim dünyası, mavi göz renginin binlerce yıl önce Karadeniz bölgesi civarında yaşamış tek bir atadan yayılan bir genetik mutasyon sonucu ortaya çıktığını düşünüyor. Zaman içinde yayılan bu özellik, günümüzde bazı coğrafyalarda nüfusun neredeyse tamamını etkilerken, bazı bölgelerde ise oldukça nadir görülüyor. Yayınlanan veriler, bu genetik mirasın haritasını çizerek, hangi ülkelerin bu "genetik piyangoyu" daha sık kazandığını gösteriyor.
Zirvedeki Ülkeler: Sokakta Her 10 Kişiden 9'u Mavi Gözlü
Listenin tartışmasız liderleri, Finlandiya ve Estonya oldu. Her iki ülke de nüfuslarının %89'unun mavi gözlü olması ile ulaşılması zor bir rekora imza attı. Bu oran, sokakta karşılaşılan her on kişiden dokuzunun mavi gözlere sahip olduğu anlamına geliyor. Kuzeyin soğuk iklimi, bu ülkelerde adeta "buz mavisi" bakışların sıcaklığı ile ısınıyor.
Finlandiya ve Estonya'yı, diğer İskandinav komşuları takip ediyor. İsveç %78 ve Norveç %75 oranlarıyla listeye damgasını vururken, Atlas Okyanusu'nun ortasındaki ada ülkesi İzlanda da %74,45'lik oranıyla bu Kuzey Avrupa blokunu tamamlıyor. Bu bölge, mavi göz renginin ana vatanı olarak kabul ediliyor.
Türkiye'nin Mavi Göz Oranı ve Akdeniz Genetiği
Peki, Akdeniz ve Ortadoğu genetik havuzunun önemli bir temsilcisi olan Türkiye bu listede nerede yer alıyor? Veriler, Türkiye'deki mavi göz yüzdesinin, Kuzey Avrupa ülkelerinin çok gerisinde kaldığını ortaya koyuyor. Bu sonuç, ülkenin karakteristik genetik yapısı ile uyumlu görünüyor. Akdeniz ve Orta Doğu kökenli popülasyonlarda, kahverengi ve ela tonlarındaki göz renklerinin daha baskın olduğu biliniyor. Türkiye'nin listedeki oranı da, bu coğrafi ve genetik mirası yansıtıyor.
Dünya genelinde mavi göz, toplam nüfusun yalnızca küçük bir yüzdesini oluşturuyor. Bu nedenle, Finlandiya veya Estonya gibi ülkelerdeki inanılmaz yüksek oranlar, genetik çeşitliliğin ve tarihsel göç yollarının ilginç bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar Türkiye'deki oran Kuzey ülkelerine kıyasla düşük olsa da, bu genetik özellik ülke nüfusu içinde kendine has bir güzellik katmaya devam ediyor.