Z Kuşağı Bilişsel Becerilerinde Gerileme: Nörobilimci İlk Kez Ebeveynlerden Daha Az Zeki Bir Nesil Olduğunu Açıkladı
Z Kuşağı Bilişsel Becerileri Ebeveynlerinden Daha Kötü

Z Kuşağı Bilişsel Becerilerinde Tarihi Bir Gerileme Kaydedildi

Son dönemde yapılan araştırmalar, Z kuşağının bilişsel becerilerinde dikkat çekici bir düşüş olduğunu ortaya koyuyor. Nörobilimci ve eğitmen Dr. Jared Cooney Horvath, 2000'li yıllarda doğan bu neslin, 1800'lerden bu yana kayıtların tutulmaya başlanmasından itibaren, ebeveynlerinden daha düşük bilişsel performans sergileyen ilk grup olduğunu açıkladı. Bu durum, dikkat süresi, hafıza, okuma anlama, matematik ve problem çözme becerileri gibi alanlarda gözlemleniyor.

Dijital Teknoloji Bağımlılığı ve Konfor Alanının Etkileri

Horvath'a göre, Z kuşağının bilişsel geriliğinin ardındaki temel nedenlerden biri, dijital eğitim teknolojilerine aşırı bağımlılık. Bilgisayar ve tabletlerin yaygın kullanımı, gençlerin öğrenme biçimlerini olumsuz etkiliyor. İnsan beyni, kısa videolar veya yüzeysel özetlerle değil, derinlemesine çalışma, analiz etme ve sosyal etkileşimle öğrenmeye programlı. Ancak, Z kuşağı üyeleri uyanık oldukları zamanın büyük bölümünü ekran başında geçiriyor, bu da öğrenme süreçlerini zayıflatıyor.

Kolay hayatın insanı güçsüzleştirebileceği tezi de bu bağlamda öne çıkıyor. Eskiden sınırlı imkanlar, bireyleri daha çok çalışmaya ve güçlenmeye itiyordu. Günümüzde ise konfor alanından çıkmayan bir nesil, problem çözme ve mücadele becerilerini geliştiremiyor. Prof. Dr. Acar Baltaş'ın da vurguladığı gibi, "Konfor alanından yüksek performans çıkmaz" ilkesi, Z kuşağının karşılaştığı zorlukları açıklamada önemli bir rol oynuyor.

Akademik Veriler ve Zeka Testleri Ne Diyor?

Akademik araştırmalar ve zeka testleri, Z kuşağındaki bilişsel geriliği destekliyor. Bu kuşak, okulda daha fazla zaman geçirmesine rağmen, daha az öğreniyor. Horvath, dijital eğitim araçlarının artan kullanımının yanı sıra, aşırı özgüvenin de bir engel olduğunu belirtiyor. Gençler, ekrandan gördükleri bilgilerle her şeyi bildiklerini düşünerek, derinlemesine öğrenme motivasyonunu kaybediyor.

İnsan biyolojisinin değişmediğini, değişenin sadece sınıflara giren teknoloji olduğunu ifade eden Horvath, bu durumun 2010'larda duraklama, günümüzde ise gerileme dönemine girdiğini vurguluyor. Bu gelişmeler, eğitim sistemlerinin ve ebeveyn yaklaşımlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Sonuç olarak, Z kuşağının bilişsel becerilerindeki düşüş, dijital çağın getirdiği zorlukların bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Bu neslin potansiyelini gerçekleştirebilmesi için, dengeli bir eğitim anlayışı ve sorumluluk bilincinin geliştirilmesi kritik önem taşıyor.