Denizlili Mühendis Şaban Akyıldız'dan Çevre Dostu Devrim: Emisyonu Yüzde 99,9 Azaltan Sistem
Küresel emisyon düzenlemelerinin giderek sertleştiği ve karbon nötr hedeflerinin sanayiyi kökten dönüştürdüğü bir dönemde, Türkiye'den dünyaya yayılan bir inovasyon haberi geldi. Denizli doğumlu mühendis ve iş insanı Şaban Akyıldız, tam 34 yılı aşkın bir Ar-Ge sürecinin meyvesi olan Emisyon Kontrol ve Verimlilik Sistemi'ni geliştirdi. Bu çığır açan teknoloji, İstanbul'da düzenlenen bir basın toplantısında, ABD'li iş ortakları ve şirketin Almanya'daki mühendislik ekibinin katılımıyla tanıtıldı.
Motor Geliştirirken Tesadüfen Keşfedilen Teknoloji
İlginç bir şekilde, bu yenilikçi sistem, DP Motorsport yarış motorları üzerinde yürütülen çalışmalar sırasında tamamen tesadüfen keşfedildi. Teknoloji, özellikle otomotiv sektörü başta olmak üzere, içten yanmalı motorlardan ve endüstriyel tesislerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını rekor düzeyde azaltma kapasitesiyle öne çıkıyor. ECC teknolojisi, Türkiye ve Almanya'da akredite test ve belgelendirme kuruluşlarında kapsamlı testlerden geçti. Elde edilen sonuçlar gerçekten çarpıcı: partikül emisyonunda yüzde 99,9, hidrokarbon ve karbon monoksit salımında ise yüzde 95'in üzerinde bir azalma sağlandığı belgelendi.
Geniş Bir Kullanım Alanı ve Uygun Fiyat Seçenekleri
Söz konusu sistem, sadece otomotivle sınırlı kalmıyor. Deniz taşımacılığı, demiryolu, lojistik, çelik ve ağır sanayi, enerji santralleri ile petrol rafinerileri başta olmak üzere, fosil yakıt kullanan tüm üretim tesislerinde ve hatta savunma sanayisinde bile uygulanabilme özelliği taşıyor. Sistem, tercihe göre bütün bir paket olarak veya ara aparat şeklinde kullanılabiliyor ve sağladığı fayda da bu seçime göre değişiklik gösteriyor. Otomobillere sonradan da takılabilen emisyon azaltıcı cihaz, 250 dolardan 4 bin 500 dolara kadar değişen bir fiyat aralığında satın alınabilecek.
Seri Üretim İçin Hazırlıklar Tamamlandı
İcadın tüm patentlerini aldığını vurgulayan Şaban Akyıldız, önemli açıklamalarda bulundu: "Bugün geldiğimiz noktada seri üretim için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Buluşumuza dünyanın farklı ülkelerinden ciddi bir ilgi var. Yüksek hacimli yatırım teklifleri alıyoruz ve stratejik iş birlikleri için görüşmelerimiz aktif olarak devam ediyor. Ancak önceliğim çok net. Ben bir Türk olarak, bu teknolojinin doğduğum topraklardan, Türkiye'den dünyaya yayılmasını istiyorum. Bu şekilde kendimi çok daha huzurlu ve mutlu hissedeceğim. Üretimimiz Tuzla'da gerçekleşecek." Bu açıklama, yerli teknolojinin küresel arenadaki yükselişine dair umut verici bir işaret olarak yorumlanıyor.



