Türkiye'de sosyal medya alışkanlıkları üzerine gerçekleştirilen ilk kapsamlı saha araştırması, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. 81 ilin tamamında yürütülen çalışma, vatandaşların önemli bir bölümünün 'sosyal ağ yorgunluğu' yaşadığını kanıtladı.
Araştırmanın Detayları ve Metodoloji
İletişim Fakültesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar ve Prof. Dr. Birol Gülnar tarafından yürütülen bu önemli çalışma, Türkiye genelinde sosyal medya kullanım süreleri, platform tercihleri ve kullanıcıların psikolojik durumlarına odaklandı. Akademisyenler, "Sürekli online olmaktan sıkıldık mı?" sorusuna bilimsel bir yanıt aradı ve elde edilen veriler bu sorunun yaygınlığını net bir şekilde gösterdi.
Hangi Şehirler Sosyal Medyada Daha Fazla Vakit Geçiriyor?
Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, sosyal medyada en fazla vakit geçiren illerin tespit edilmesi oldu. Çalışma, telefonu elinden düşürmeyen şehirlerin aynı zamanda 'sosyal ağ yorgunluğu' ve dijital tükenmişlik sendromunun en yoğun hissedildiği yerler olduğunu ortaya koydu. Araştırma raporunda, bu illerde yaşayan bireylerin sürekli bildirim alarmı altında olduğu ve dijital platformlardan uzaklaşma isteği duydukları belirtildi.
Öte yandan, bazı şehirlerin sosyal medya kullanım sürelerinin ortalamanın altında kaldığı ve bu bölgelerde yaşayanların dijital yorgunluktan daha az etkilendiği gözlemlendi. Bu şehirler, sosyal medya ile daha sağlıklı bir ilişki kurabilen ve çevrimiçi/çevrimdışı zaman dengesini daha iyi kurabilen iller olarak öne çıktı.
Sosyal Ağ Yorgunluğunun Olası Sonuçları
Uzmanlar, sosyal ağ yorgunluğunun bireyler üzerinde çeşitli olumsuz etkileri olabileceği konusunda uyarıyor. Bu etkiler arasında dikkat dağınıklığı, gerçek sosyal ilişkilerde zayıflama, verimlilik kaybı ve genel bir motivasyon düşüklüğü yer alıyor. Dr. Öğr. Üyesi Nihal Acar ve Prof. Dr. Birol Gülnar'ın imza attığı araştırma, bu durumun sadece bireysel bir sorun olmadığını, toplumsal bir fenomen haline geldiğini vurguluyor.
Araştırmanın tamamlanma ve kamuoyu ile paylaşılma tarihi olan 06 Ocak 2026 itibarıyla, bu kapsamlı verilerin hem bireylere hem de politika yapıcılara dijital sağlık konusunda yol gösterici olması bekleniyor. Çalışma, Türkiye'nin dijital alışkanlıklar haritasını çıkararak, daha bilinçli bir internet kullanımı için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.