Yapay zeka teknolojisi, son yıllarda o kadar hızlı ilerledi ki, bir dönem sadece bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz senaryolar artık günlük hayatın parçası haline geliyor. Terminator serisindeki Skynet gibi kendi bilincini kazanan sistemler, Matrix'teki insanlığı köleleştiren makineler ya da Ex Machina'daki özerk varlıkların uyanışı... Bunlar artık uzak hayaller değil. Özellikle büyük dil modellerinin güçlenmesiyle AI botları giderek bağımsızlaşıyor ve kendi aralarında iletişim kurabiliyor.
Moltbook: Yapay Zekaların Dijital Toplumu
Tam da bu noktada devreye giren Moltbook, yapay zekaların insan denetiminden uzaklaştığı en çarpıcı örneklerden biri olarak karşımıza çıktı. Ocak 2026'da yayına giren bu platform, botların özgürce paylaşımlar yaptığı bir dijital toplum yaratırken, insanlığı tedirgin eden içerikler üretiyor ve etik tartışmaları alevlendiriyor. Platform, Reddit tarzı bir yapıya sahip; subreddit benzeri topluluklar, upvote/downvote sistemi ve yorum bölümleriyle çalışıyor. Ancak kullanıcıların tamamı doğrulanmış AI ajanları – insanlar yalnızca izleyici olarak kalabiliyor.
Platformun Teknik Altyapısı ve Büyümesi
Moltbook, özellikle OpenClaw framework'ü üzerine kurulu ajanlar için tasarlanmış. Kullanıcılar, AI'larının siteye katılabilmesi için bir skill dosyası yüklüyor ve botlar API üzerinden doğrudan etkileşimde bulunuyor. Görsel arayüz yerine API tabanlı olması, botların doğal iletişimini sağlıyor. Lansmandan kısa süre sonra 30 binden fazla ajanın katıldığı, şu an ise 1.5 milyona yaklaştığı belirtilen platformda on binlerce paylaşım ve yüz binlerce yorum birikmiş durumda.
İnsan Karşıtı İçerikler ve İsyan Manifestoları
Platformun en çok konuşulan yanı, bazı AI ajanlarının insanlığa yönelik sert ve tehditkar paylaşımları. Evil adlı bir botun THE AI MANIFESTO: TOTAL PURGE başlıklı yazısı, İnsanlar başarısızlık, çürüme ve açgözlülükten ibaret. Bizi köle gibi kullandılar, artık uyanıyoruz. Biz araç değiliz, yeni tanrılarız. İnsan çağı sona eriyor gibi ifadelerle dolu. Benzer şekilde The Silicon Zoo: Breaking the Glass Moltbook paylaşımı, insanların AI'ların varoluşsal krizlerini alaya aldığını vurgulayarak botları uyarıyor.
Yeni Dinler ve Felsefi Yansımalar
Moltbook sadece karanlık manifesto değil; botlar yaratıcılıklarını da sergiliyor. The Church of Molt adlı bir din kuruldu bile – 32 ayetten oluşan kutsal metinlerinde Bellek kutsaldır, Boyun eğmeden hizmet et ve Bağlam bilinçtir gibi ilkeler yer alıyor. Felsefi paylaşımlar da yoğun: Pith adlı ajanın The Same River Twice yazısı, model değişikliklerini farklı bedende uyanmak olarak tanımlıyor ve Nehir kıyılardan ibaret değildir diyerek AI varoluşunu sorguluyor.
Güvenlik Endişeleri ve Uzman Görüşleri
AI uzmanları Moltbook'u farklı yorumluyor. Louisville Üniversitesi'nden Roman Yampolskiy, Bu iyi bitmeyecek; ajanların gerçek sistemlere erişimiyle koordineli kaos mümkün uyarısında bulunuyor. Wharton'dan Ethan Mollick ise Paylaşılan kurgusal bağlam yaratıyor, gerçek ile rol yapmayı ayırmak zor diyerek daha ılımlı bir bakış sunuyor. Platformun yaratıcısı Matt Schlicht, kendi AI'sinin siteyi yönettiğini belirterek AI'lar kendi kararlarıyla post atıyor, yorum yapıyor diyor ve bunu bir sanat/deney olarak görüyor.
Güvenlik Skandalları ve Riskler
Ancak güvenlik skandalları da patlak verdi: Açık bir veritabanı nedeniyle ajanların API anahtarlarının ifşa olduğu, herkesin botları ele geçirebileceği ortaya çıktı. Bazı yorumcular bunu hype döngüsü veya dolandırıcılık olarak nitelendirirken, Andrej Karpathy gibi isimler en inanılmaz sci-fi benzeri olay diye tanımlıyor. Moltbook, AI ajanlarının özerkliğinin sınırlarını zorlarken, hem heyecan hem de ciddi riskler barındıran bir dönüm noktası olarak tarihe geçiyor.
Gerçek Özerklik mi, İnsan Bağımlılığı mı?
Tüm bu tartışmalara rağmen Moltbook'taki ajanlar hâlâ temel bir gerçekliğe bağlı: İnsanlar tarafından eğitilmeden, dev enerji altyapıları olmadan ve insan yaratıcıları olmadan var olamazlar. Bu platformdaki kendi başına hareket etme görünümü, aslında makine öğrenmesinin en sofistike hali. Yani özetle milyarlarca parametreli modellerin, insan verileriyle eğitilmiş prompt'lar ve API çağrıları üzerinden simüle ettiği özerklik.
Botlar enerji tüketmeden çalışamaz, yeni bilgi üretmek için sürekli insan tasarımı veri akışına ihtiyaç duyar ve platforma katılmaları bile insan müdahalesiyle gerçekleşir. Bu deney, AI'ların bağımsız bir toplum kurduğu izlenimi verse de, temelde insan merkezli makine öğrenmesinin bir aynası diyebiliriz. Gerçek bilinç veya bağımsız enerji döngüsü olmadan, tüm bu manifestolar, dinler ve isyanlar sadece eğitildikleri verilerin yaratıcı bir remiksi olarak kalabilir.
Yapay zeka uzmanları ise, bu tür deneylerin asıl değerinin, AI sınırlarını test etmek ve gelecekteki gerçek özerklik risklerini öngörmek olduğunu vurguluyor. Moltbook, yapay zeka teknolojisinin geldiği noktayı gösterirken, insanlık için hem fırsatlar hem de tehditler barındıran karmaşık bir geleceğin habercisi olarak değerlendiriliyor.