Casus Önder Sığırcıklıoğlu'nun yakalanmasıyla ilgili yeni ayrıntılar
Esad döneminde Özgür Suriye Ordusu komutanlarını teslim ederek işkenceyle öldürülmelerine neden olan rejim casusu eski MİT mensubu Önder Sığırcıkoğlu, geçtiğimiz ay nefes kesen bir operasyonla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilmişti. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 35 yıla kadar hapis cezası talep edilen Sığırcıklıoğlu'nun yakalandığında takılan eşine az rastlanır sarı kelepçenin sırrı ortaya çıktı.
İhanet ağı ve firar
Eski bir MİT çalışanı olan Önder Sığırcıkoğlu, 2010 yıllarında Suriye istihbaratıyla ortak çalışmaya başladı. Sığırcıklıoğlu, Esed rejimi muhalifi sığınmacılara ait gizli bilgileri, kurum faaliyetlerini ve MİT raporlarını Suriye istihbaratına sızdırdı. Bu bilgiler sayesinde 2011 yılında Özgür Suriye Ordusu komutanları Hüseyin Harmoush ve Mustafa Kassum'u kaçırarak Esad rejimine teslim etti ve Hüseyin Harmoush işkence sonucu öldürüldü.
Suriye'nin kaderinin değişmesine neden olan olaylar sonrası Sığırcıkoğlu, 2013 yılında 'Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak 2014 yılında Osmaniye Açık Cezaevi'nden firar etti.
Kanlı eylemler ve saklanma
Adeta bir ihanet ağı ören Sığırcıklıoğlu, firarının ardından uzun yıllar Suriye, Rusya ve Lübnan gibi ülkelerde saklandı. Suriye'ye sığındıktan sonra Esad rejimi istihbaratı tarafından koruma altına alınan Sığırcıklıoğlu, 2014-2016 yıllarında THKP-C/ACİLCİLER terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı saldırısının faili olarak 2018 yılında yakalanan Yusuf Nazik ile birlikte hareket ederek birçok kanlı eyleme imza attı. Önder Sığırcıkoğlu'nun, Yusuf Nazik'in cezaevinden tahliyesi için Suriye istihbaratıyla olan ilişkilerini kullandığı da ortaya çıktı.
Operasyonun planlanması
Önder Sığırcıkoğlu'nun önce Suriye'de, ardından Lübnan Cebel Muhsin bölgesinde bir evde saklandığı, akabinde Rusya'nın Krasnodar Bölgesi'ne, daha sonra Mısır üzerinden tekrar Lübnan'a geçtiği tespit eden MİT operasyon için düğmeye bastı. Önder Sığırcıkoğlu, ortak operasyonla Lübnan sınırında yakalandı ve sarı kelepçe ile Türkiye'ye getirildi.
Sarı kelepçenin sırrı: İhanetin rengi
Sığırcıklıoğlu'nun sarı kelepçe ile ülkeye getirilmesinin altında ihanetin bedeli olduğu ortaya çıktı. Antik çağlarda altının ve güneşin kutsal rengi olarak yüceltilen sarı, Orta Çağ'dan itibaren ihanetin, hastalığın ve dışlanmışlığın simgesi haline dönüştü. Tarihçilerin ihanetin rengi olarak tanımladığı sarının tarihteki kara lekesi, Hristiyan ikonografisindeki değişimlerle başladı. Orta Çağ ressamları, Hz. İsa'ya ihanet eden Yahuda İskariot'u genellikle sarı pelerinli tasvir etmeye başladılar. Bu sanatsal tercih, sarıyı bir anda sadakatsizlik ve yalan ile mühürledi. Daha sonra bu simgesellik toplumsal bir dışlama aracına dönüştü. Orta Çağ'da toplumdan dışlanan grupların, sahtekarların ve Yahudilerin kıyafetlerine sarı işaretler takılması zorunlu kılındı. Veba ve kolera gibi salgın dönemlerinde, hastalık taşıyan gemilere sarı bayrak çekilmesi bu rengi ölüm ve tehlike ile özdeşleştirdi.
İstenen ceza
Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme ile devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk amacıyla açıklama suçlarından hakkında iddianame düzenlenen Sığırcıkoğlu'nun müebbet hapis ve 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.



