Herkesin kendi memleketinde yaşadığı varsayımıyla yapılan bir çalışma, Türkiye'nin nüfus haritasını yeniden şekillendirdi. 81 ilin kayıtlı nüfus verileri üzerinden yapılan hesaplamalar, bazı şehirlerde büyük artışlar, bazılarında ise önemli düşüşler ortaya koydu. Bu tablo, iç göç hareketlerinin Türkiye'nin demografik yapısı üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
En Düşük Nüfusa Sahip İller
Hesaplamalara göre, herkes kendi memleketinde yaşasaydı en az nüfusa sahip il Yalova olacaktı. Yalova'nın nüfusu 131 bin 80 olarak belirlendi. Onu 256 bin 768 ile Tunceli, 271 bin 776 ile Bilecik, 288 bin 939 ile Bayburt ve 344 bin 965 ile Bartın takip etti.
Diğer düşük nüfuslu iller arasında Kilis (351 bin 806), Karabük (353 bin 343), Iğdır (366 bin 827), Hakkari (369 bin 399) ve Burdur (378 bin 437) yer aldı.
Orta Sıralardaki İller
Karaman 397 bin 223, Uşak 416 bin 821, Düzce 439 bin 196, Kırklareli 441 bin 582, Bolu 448 bin 482, Artvin 450 bin 989, Gümüşhane 458 bin 887, Edirne 500 bin 733, Kırıkkale 542 bin 951, Nevşehir 546 bin 494, Ardahan 553 bin 697, Çanakkale 555 bin 158, Isparta 564 bin 561 ve Tekirdağ 566 bin 243 nüfusa sahip olacaktı.
İç Göçün Etkisi
Çalışma, özellikle büyük şehirlerdeki nüfus yoğunluğunun aslında memleket kaynaklı olmadığını, iç göçle şekillendiğini gösteriyor. Örneğin, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşayanların büyük bir kısmı aslında başka illere kayıtlı. Bu durum, memleket bazlı hesaplamalarda bu illerin nüfusunun ciddi oranda düşmesine neden oluyor.
Uzmanlara göre, bu tür simülasyonlar, göç politikalarının ve bölgesel kalkınma stratejilerinin belirlenmesinde önemli bir veri kaynağı oluşturuyor. "Herkes kendi memleketinde yaşasaydı" senaryosu, şehirlerin altyapı ve hizmet ihtiyaçlarının planlanmasında farklı bir perspektif sunuyor.



